Av.Fevzi Konaç

Vali Olmamak ve Şehri Bunaltmak...!!

VALİ OLAMAMAK ve ŞEHRİ BUNALTMAK…!!

Kayseri birkaç gün önce yaklaşık 4 yıl görev yapan Valisine veda etti. Afyon’dan Gökmen Çiçek Valimiz Kayseri’ye tayin edilerek göreve başladı. Çarşamba günü vedalaşma ve göreve başlama törenlerini İstanbul’dan takip ettim. Bir yandan yeni Valimizin Afyon’dan miting edasında yolcu edilişle vedasına diğer yandan eski Valimizin şehrimizden sadece MHP İl Teşkilatının özellikle sahiplendiği hissi veren bir avuç toplulukla uğurlandığına, öğrendiğim kadarıyla Ak Parti İl Başkanının katılmadığı ve Memduh Büyükkılıç Başkanımızın geç kalarak geldiği Kayseri’den ayrılışına dair yaşananları gözlemleme fırsatı buldum.

Valiler kararnamesi kamuoyuna duyurulduğunda sosyal medyada küçük bir serzenişte bulunarak eski Valimizin şehirle bütünleşemediğinden ve uygulama hatalarından dem vurmuştum. Dernek olarak ziyaretine gittiğimizde ilk izlenim olarak pozitif izlenim edinsem de, bizlerle çektirdiği fotoğrafları bile bize göndertmediğinde (suçumuz veya eksiğimiz nedir hala bilebilmiş değilim) bu işte bir gariplik olduğunu hissetmiştim. Makamına girerken cep telefonlarının özel kalemde bıraktırılması başka bir ipucu olarak zihnimi kurcalamıştı. Aslında bazı konuları istişare etmek için birkaç kez çay ikram etmiş ve kendisiyle görüşmüştük. Galiba bizlerden ve şehrin bazı dinamiklerinden şüphe duymuş olmalı ki daha sonra hiç iletişim kuramadık. Abartı zannedilmesin ama Valimizin gidişiyle ilgili sevinç gösterisi olarak kimliği bilinmeyen kişilerce Valilik önünde davul çaldırılması olayı yaşandı, norm fazlası eşini bir ilçeye sürdüğü için ailesi dağılma aşamasına gelen bir öğretmenin milli eğitimde lokum dağıttığı ve hatta kurban kesmeyi adayanlar olduğu bolca paylaşıldı ve konuşuldu.

Sn. Valimizin şehre katkıları olmuş mudur? elbette olmuştur. Bürokrasinin içindeki insanlar ve siyasiler daha iyi bilir ancak bize yansıyan kısmı oldukça negatif. İyilikleri bir tarafa, o kadar çok sitem ve serzeniş vardı ki duyduğum, kağıt üstünde idareci atanmakla, şehri idare edememek arasındaki derin uçurumu görmek ve sorgulamak imkanı buldum. Üç beş güle güle gidin nezaket paylaşımı dışında gördüğüm şu ki; Sn. Valimizin bir şekilde mobbingine maruz kalan, görevi gereği ezilen, aşağılanan, yasal hakları çiğnenen, toplum önünde azarlanıp, işine odaklanamayan ve tüm bunlardan dolayı bağrına taş basan birçok bürokrat ve memurun giden Valimiz hakkında açık sitemleri vardı. Elbette devlet yönetmenin zorlukları, stresi ve tedbirli davranılması gereken tarafları olur ama etrafındaki tüm personeline tek tip bakışla, potansiyel olarak kendisini aldatacak ve iyi niyetli olmayan kişiler olarak yaklaşan bir idarecinin şehri nasıl bunalttığını hissettim.

Bir takım garip uygulamalar fısıltı olarak konuşulurken, Sn. Valimizin ayrılmasıyla açıkça dillendirilmeye başlandı. Bir şehrin Valisinin en temel görevi şehrin vizyonunu görerek önünü açmak, devletin merhamet elini vatandaş ve hizmet eden personeli üzerinden şehre hissettirmek olduğu halde, Sayın Valimiz   (anladığımız kadarıyla) bir takım çekinceleri ve korkuları üzerinden ne personeli ile ne de vatandaşla ünsiyet tesis edemeyerek şehrin önünü tıkamaktan öteye gidememiş.

Garip uygulamalar dedim ya; birkaç örnekle anlatayım. Eğitim işlerinde kaynak kitap uygulaması ile yaşanan krizde hiç de suçu olmayan birçok idareci ve öğretmene soruşturma açarak, okullarda büyük bir korku havası oluşmasına sebep olmuş. Eğitimciler, eğitim işinden çok nasıl olurda Valinin radarına yakalanmayız? derdine düşmüşler. Özel okullarda kaynak kitap serbestken devlet okullarındaki bu yasak haksız rekabete sebep olmuş. Görevlendirmeler, atamalar, yargı kararlarıyla ilgili göreve dönüşle ilgili birçok dosyayı imzalamayarak eğitimi felç ettiğinden bahsedenler var. Proje okullarda görev yapacak personellerin görevlendirmelerini imzalamayarak, okulların temizliği için alınması gereken personelin kararlarını zamanında imzalamayarak, okulların uzun süre temizlik işlerinin aksamasından, velileri bile çileden çıkartacak eğitimci eksiklerine sebep olduğunu söyleyenler var. Kaymakamlığın imza yetkilerini ellerinden alarak tüm görevlendirme, geçici görevlendirmeler dahil neredeyse ücretli öğretmen görevlendirmelerini de ben yapacağım diyerek tüm işleri bürokrasiye boğması konuşuluyordu.

Yasal işlemlerde gereğinden fazla şüphecilikle, birim müdürlerini baskı altına almak kastıyla açtırdığı yanlış soruşturmalarla yıldırdığı bürokratlar var. Hiyerarşik olarak vali yardımcıları eliyle takip edilmesi gereken iş ve işlemlerde, direkt ilgili müdürü arayarak attığı fırçalar ve rencide edici ifadelerle, yaptığı görevden nefret eder hale getirdiği memurlar var. Kimi hayırseverlerin devlete katkı sağlamak üzere girişimde bulunarak okul, sağlık ocağı yaptırmak istediği kimi işlerde, resmi prosedürü vatandaşın önüne dağ gibi yığan Valimiz yüzünden bıkkınlık yaşayarak hayır yapmaktan vazgeçen hayırseverler var. Öyle ki bu şehirde eğitime destek amaçlı kurulmuş birçok vakfın ve derneğin okullarda yapacağı çalışmalarda milli eğitimle kararlaştırılan protokollerini imzalamayarak aylarca bekletmesi nedeniyle, Sn. Cumhurbaşkanımızın bile hassasiyetle takip ettiği konuların valimiz eliyle yürümediği bir şehir söz konusu. Bunlar birkaç konu başlığı ve daha birçok olumsuz yaklaşımlar nedeniyle şehrin daraldığı bir süreç yaşandı.

Bu yazdıklarımla ilgili olarak “Keşke Sn. Valimiz göreve devam ederken kendisine bizzat söylenebilseymiş de, eleştiriler arkasından yazılmasaymış” diyenler çıkabilir. Elbette amacımız gıybet etmek veya haksızlık etmek değil, bunun bilinmesini isterim. Öz eleştiri yapmak adına söylemem gerekirse galiba bu durum da millet olarak bizin en belirgin zaafımız. Makamın ağırlığı hakikatlari ve eleştirileri çoğu zaman zamanında yapmamıza engel oluyor. Makamların sıcak yüzü eleştiriye engel teşkil ediyor. Ama şunu da ekleyeyim. Öncelikle etkili ve yetkili siyasilerden, Sn. Valimizle çözüm aramak adına defalarca irtibat kuran şehrin değerli insanlarından aldığım bilgiler ışığında söylemem gerekirse, Sn. Valimize bu konularda defalarca ricalar ve uyarılar yapıldığı halde kimseyi dinlememiş, çözüm yerine kendi yönetim anlayışını doğru/yanlış demeden direterek devam ettirmiş. Şehrin ve halkın adamı olamamak yüzünden de bedeli şehir ödemiş… durum bu!

Bu yazıyı kaleme alırken yeni Valimizin göreve başlar başlamaz mütebessim çehresi, hayırlı olsuna gelenlere karşı devletin sımsıcak elini uzatmasının, bu yaşanan sıkıntıları aşmak adına bizlere umut verdiğini ifade etmeliyim. Afyon’dan çok değerli bir Başkanımın güzel şehadetiyle ve tüm kamuoyunun “Afyon kaybetti, Kayseri kazandı” denilerek yolcu ettiği yeni Valimizin, bu yaşananları ve eleştirileri bilerek şehri kucaklaması en büyük temennimizdir. Unutulmamalı ki; makamlar geçici, makamı temsil ederken bırakılan izler gönüllerde ve ilahi hesapta kalıcıdır. Umarım şehrin moralini ve çalışma azmini yeni dönem artıracaktır. Buna vesile olma temennisiyle şehrimize hoş geldiniz Sn. Gökmen Çiçek Vali’m…

Kalemin ve bilginin sahibi Cenab-ı Hakk’a hamd ile…

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri