Öğr. Gör. Osman Utkan

Babamın Askerleri

Babamın Askerleri

Ben ilkokula gidiyordum. Beş altı yaşında daha küçük bir çocuktum. Gecenin ilerleyen saatlerinde hayatlı olan müstakil, eski mahalle evimizin tahta kapısı sert bir şekilde çalınca uyandık. Kapının üstündeki tokmak sürekli vuruluyordu. Babam “Hayrolsun inşallah gece gece!” diyerek kapıyı açmaya gitti. Gecenin geç saatinde gelen kişi köyden akrabamız Bekir Amca’ydı. Bekir Amca “Bayram şu parayı al! Bana hakkını helal et. Senin askerlerin beni rahat bırakmıyor.” dedi.

Babam hamallık yapardı. Bileğinin hakkıyla ve alnının teriyle ekmeğini kazanırdı. Güçlü ve kuvvetliydi. Zor işlerin üstesinden rahatlıkla gelirdi. Karar ve sebat ehliydi. En önemlisi de oldukça sağlam bir inanca sahipti. Helalinden kazanmaya çalışırdı. Harama tenezzül etmezdi.

Bekir Amca’nın bize geldiği geceden önceki gündüzde, babam Bekir Amca’nın yanında işe gitmişti. Sabahtan akşama kadar sıcakta kan ter içinde kalarak çalışır ve o gün çok yorulur. İş bitiminde Bekir Amca babama ücretini teslim eder. Ancak babam Bekir Amca’nın kendisine verdiği paranın emeğine göre az olduğunu düşünür. Gelin görün ki akraba olunca sesini çıkaramaz. Ama içinden “Bu para benim emeğimin karşılı değil” der ve üzülür.

İş bitimi eve geldiğinde bu durumu anneme de anlatmıştı. Çok çalıştığını ve çok yorulduğunu buna karşılık olarak aldığı ücretin çok az olduğundan dert yanmıştı. Babamın anlattıklarından, onun çok kırıldığını ve haksızlığa uğradığını anlıyordum. “Emek kutsaldır” derler. Gerçekten öyledir. O gün çocuk halimle bunu net bir şekilde anlamıştım. Alın teri, göz nuru ve bilek hakkı ile helalinden çalışan insanların hakkına girmek sadece çalışanın değil; aynı zamanda Yaratanın da gücüne gitmektedir.

Bekir Amca o günün akşamında uyumak için yatağına girip de uykuya daldığı sıra, iki iri kıyım  izbandut gibi iki askerin yatağının başına dikildiğini ve askerlerin ona “Bayram’ın hakkını nasıl yersin.”  diyerek onu tekmelediğini uyku uyanıklık arası görür. Bunun üzerine korkuyla uyanır. Tekrardan uyumak istediğinde yine aynı iki asker yatağının başında ona tekrardan tekmeler atarak “Kalk! Sen Bayram’ın hakkını nasıl yersin” diyerek tekmeler atmışlar. Bekir Amca korkuyla uyanıyor yine. Bu durum üç dört defa aynı şekilde vuku bulunca, Bekir Amca bir türlü uyuyamaz olmuş.

 

Bekir Amca “Sabahı beklemeyeyim. Gidip Bayram’dan helallik alayım. Hakkını vereyim” diyerek gecenin ilerleyen o saatinde, uzak sayılan bir mahalleden bizim eve yürüyerek gelmişti. Babama parasını verip helalleşmişti.  Sonraki zamanlarda Bekir Amcayı gördüğüm zaman gülümseyerek “Senin babanın askerleri var” diyerek şakalar yapardı. Ruhları şad olsun.

Osman Utkan

Kayseri Üniversitesi, 25.04.22

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri