Öğr. Gör. Osman Utkan

Yaratanla İletişim: DUA

Yaratanla İletişim: Dua

Kendimizi yalnız mı hissediyoruz? Sohbet edecek içimizi dökeceğimiz kimseler yok mu etrafımızda? Olan bitenler karşısında acizlik mi hissediyoruz? Kötü giden işler karşısında çaresiz mi kaldık? Bizi sarıp sarmalayan belalar musibetler bitmek bilmiyor mu? Kendimizi değersiz mi görüyoruz? Bu soruların birine ya da birkaçına “evet” olduysa, o halde haydi hemen duaya. Bütün bu sorunlara karşı en etkili silahımız dualarımızdır. Nitekim Allah Resulü Dua, müminin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur”  buyurdu bizlere.

Bu karabasan gibi üstümüze çöken negatif düşüncelerden kurtulmanın yolu Yüce Yaratan ile sağlıklı bir iletişimden geçmektedir. Birey olarak çok sıkıldıysak ve yalnızlıktan bunaldıysak eğer konuşmak gerektir dostlarla. Konuşacak, dertleşecek dostlar ilaç gibidir bu gibi durumlarda. “Günümüz dünyasında doğru dürüst konuşacak kimse de yok ki” diye düşünebiliriz. Oysa ki bizim kapısına gidip asla çevrilmeyeceğimiz bir merci her zaman var. Rabbimiz Bakara 186. Ayette  “Şayet kullarım sana benden sordularsa, gerçekten ben onlara çok yakımındır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler” buyurmuştur. Çok uzaklarda dost aramaya gerek yokmuş aslında. Bize bizden daha yakın olan, diğer bir ifadesiyle bize şah damarımızdan daha yakın olan Allah Teala yanı başımızda.  Gönlümüzü ve ellerimizi açıp başlayalım dertleşmeye, konuşmaya. Muhakkak ki O bizi layıkıyla dinler ve bize icabet eder.

Bazen oluyor çağımız insanı tükenmişlik sendromu yaşıyor. Ümitler bitiyor, kesif bir karamsarlık hali yaşanıyor. Kişi kendini değersiz hissedebiliyor. İhtiyaçlar hiyerarşisinde üst basamaklarda bir yerlerde saygınlık ya da değer görme yer almaktadır. Her insan saygın olmak ister ve saygı görmek ister. Saygınlığın yücesi yaratıcının nezdinde saygın olmaktır. Şereflerin en yücesi Allah katında yükselmektir aslında. Burada Allah (CC) bizlere Furkan Suresi 77. ayette“ (Ey Muhammed!) De ki: “ Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin” buyurmaktadır. Değer görmek istersek, bunun yolu dua etmekten geçmektedir. Duamızı yapalım bakalım ne güzel şeyler oluyor. Rabbimizin geri bildirimini olumlu bir şekilde yapacağını rahatlıkla söylemek yerinde olacaktır.

Genelde insanoğlu başı dara düştüğünde dua silahına sarılıyor. Habuki kulların sürekli olarak Yaratan ile iletişim niteliğinde olan dualar önemlidir. İyi günde, kötü günde sağlıkta ve hastalıkta her zaman dua etmek güzel olandır. Kötü gün dostu olan Allah Teala’yı iyi günlerde de hatırlamak vefamızın inancımızın gereğidir. Ancak insanın bu gafletini Yüce Yaratan yunus Suresi 12. ayette  söyle ifade etmektedir: “İnsana bir zarar dokunduğu zaman, yan yatarken, otururken ya da ayaktayken bize dua eder; zararını kaldırdığımız zaman ise, sanki kendisine dokunan zarardan dolayı bize hiç dua etmemiş gibi davranır. İşte aşırı gidenlere yaptıkları şeyler böyle süslü gösterilmiştir”. 

Vefa gösterenlere, hakkıyla şükür ve dua edenlerin ve iyi zamanlarında da Yaratanı hatırından çıkarmayanların durumunu Lokman Suresi 32. Ayet dile getirmektedir:  (Denizde) onları kara gölgeler gibi dalgalar sarıverdiği zaman, dini yalnızca O’na halis kılan gönülden bağlılar olarak Allah’a yalvarırlar. Fakat O, onları kurtarıp karaya çıkarınca, içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Zaten bizim ayetlerimizi nankör gaddarlardan başkası inkâr etmez”. 

Bu noktada aklıma Rahmetli babamın anlattığı Hz Musa’nın yaşadığı şu olay geldi. Günlerden bir gün Hz Musa ırmak kenarında oturmuş ısrarla dua eden birisini görür. Irmaktan karşıya geçmek için ısrarla dua ediyormuş. Derken bir adam ıslık çalarak gelmiş ve suyun üstünden yürüyerek geçmiş. Hz. Musa, Allah Teala ile buluştuğu zaman “birisi ısrarla dua ediyordu ama ırmağı geçemiyordu. Bir başkası ise ıslık çalarak geldi senin adını anmadan ırmağın üstünden yürüyerek geçti.  Bu işin hikmeti nedir?” demiş. Yaratan ise “dua eden kulum beni normal zamanlarda hatırlamazdı. Sıkıntıya düşünce beni hatırladı. Normal zamanda beni hatırlamayan kulumu, bu sefer ben hatırlamadım. Islık çalarak gelip beni anmadan geçen kulun ise normal zamanlarda beni sıkça hatırlar ve anardı. Beni hatırlamadığı zaman ise ben onu hatırlarım” . Kıssadan hisse çıkarabilenlere ne mutlu tabi ki. Ancak Rabbimiz bizim dualarımıza her zaman yanıt vererek, yani bizlere böylece geri bildirimde bulunmuş olur. İletişim de sağlıklı bir şekilde devam etmiş olacaktır.

Osman Utkan

1 Yorum

Hasan Ateş

Hasan Ateş

24 Nisan 2021
Diline sağlık hocam. Rabbimizi her an hatırlamak ve dualarda buluşmak dileğiyle.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri