Öğr. Gör. Osman Utkan

Acele Gidilen Yollar

Acele gidilen yollar

Sürekli yol giderek yolculuk yapılamadığı gibi, çok sık bir şekilde mola vererek de yolculuk bitmemektedir.  Burada naçizane dengeden yana olduğumu belirtmek istiyorum.  Ne yoldan kalmalı; ne de yolda kalmalıyız. Yolu kat etmek için de kendimizi heba etmemeliyiz.

Şehir içi trafikte insanların koşturma içerisinde olduklarını görüyoruz. Sürekli olarak bir an önce bir yerlere ulaşmak isteyen stresli insanları yollarda görmek mümkün. Bazen bu koşturmada trafik kurallarının ihlal edildiğini ve istenmeyen kazaların yaşandığı olmaktadır. Oysaki şehir için ne kadar acele edersek edelim hedefe varış süremiz çok değişmemektedir. Ya trafik sıkışıklığı ya da trafik ışıkları bizleri mutlaka yavaşlatıyor. İş böyle iken yolculuğun sıkıntısı ve stresi bizlere kalmaktadır. Bu konuda bir dostumun “Şehir içinde hiç kimsenin acelesi olamaz(olmamalı).” sözünü her zaman hatırlarım.

Şehirlerarası yolculuklarda da benzer bir durumla karşı karşıyayız. Çok hızlı gitsek bile bu yolculuk süresine en fazla birkaç saat etki etmektedir. Hatta şehirlerarası yollarda hız limitlerinin üstüne çıkmak hayati riskleri de beraberinde getirmektedir. Beli süratlerin üstünde aracın kontrolü bizlerden çıkmaktadır. Bunun için “Acele giden ecele gider.” deriz. Hızlandığımızı fark ettiğimiz zaman hemen frene dokunup yavaşlamamız güvenliğimiz için gereklidir. Yoksa istenmeyen sonuçlarla karşılaşmak olasıdır.

Acele giden yolda kalır” diye atalarımız boşa dememiştir. Bir benzer atasözü de “ Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır.” şeklindedir. Ağır ve emin adımlarla alınan yollar ve yapılan işler başarılı bir şekilde nihayete erecektir.

Yollar gide gide biter. Ancak yolu hızlı bir şekilde giderek değil. Koştur koştur gitmekle, yollar erkenden bitmeyecektir. Çocukluğumuzdan bu yana dinlediğimiz “Tavşan ile Kaplumbağa” masalı bu konuda bizlere nasihat verir. Kaplumbağanın istikrarlı ve sabırlı olarak yol gitmesi onun yarışı önde bitirmesini sağlamıştır.

Yol uzundur. Yolun tümünü bir çırpıda geçmek mümkün değildir. Bu nedenle yolda molalar vermemiz icap etmektedir. İnsanın takati bir yere kadardır. Arada dinlenmek, insanın ve yolculuğun selameti olmazsa olmazdır. Otobüsler dahi uzun yolculuklarda yemek ve ihtiyaç molaları vermektedir. Bu yolculuklarda molalar gecikecek olsa yolcular tepki gösterebilmektedir.

Günümüz dünyasında bizler koştur koştur yaşıyoruz. Sürekli olarak bir telaş içinde işleri yetiştirmek çabasındayız. Günler, günleri; haftalar, haftaları kovalamaktadır. Zaman nasıl geçiyor, farkında dahi olmuyoruz. Bu süreçte en başta kendimizi ihmal ediyoruz ne yazık ki! Ailemizi, dostlarımızı da çoğunlukla ikinci plana atıyoruz. Onlarla nitelikli vakitler geçiremeden zaman akıp geçiyor. Bu nedenle yollarda verdiğimiz molalar gibi hayatın hızlı akışında da molalar vermeliyiz. Bu molalarda uzun zamandır ihmal ettiğimiz eşimiz, dostumuz kendimiz için bazı adımlar atmalıyız.  Etkinlikler yapmak, ziyaretler gerçekleştirmek ve böylece dinlenmek bizlere iyi gelecektir.

 “Acele giden yolda kalır.” atasözünün günlük yaşamda karşılığı “Acele işe şeytan karışır.” atasözüdür. Biz yine de acele ile işler yapmaya çalışıyoruz. Hızlı ve acele ile yapılan işlerde mutlaka gözden kaçan hususlar olabilmektedir. Bu durumda yapılan işler, olumsuz neticelenebiliyor ya da gecikmeli olarak bitebiliyor. İşlerimizi iyi planlayarak her adımı kontrol ederek yaptığımız takdirde olası olumsuzlukları asgariye indirmek mümkün olacaktır. “Ağır git ki yol alasın.”  atasözü tam da bu gibi durumlar için söylenmiştir.

Bizler millet olarak bir işe kalkıştığımızda heyecan ile hızlı bir şekilde başlarız. Ancak hızlı tavşan gibi erkenden havlu atarız. İyi başladığımız işi, sabır ve sebat göstermediğimizden dolayı zamanında bitiremeyiz. Yoluyla gidenler ve emin adımlarla hedefe yürüyenler saatinde ve zamanında istenilen yerde olacaklardır. Unutmayalım ki “Borç ödemekle, yol yürümekle bitecektir.”

 

 

 

1 Yorum

Cesim Coban

Cesim Coban

17 Kasım 2021
Hocam sevda yolunda ağır adımlarla ilerlerken ölenler şehit midir?

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri