ERDAL ERGENÇ

Başkanıma Açık Mektup

BAŞKANIMA AÇIK MEKTUP

Zamanı gelmedi mi?

Önce Teşkilatlarda rant peşinde koşan, ihaleci, rüşvetçi ve sırça köşklerinden halka kibirle bakan teşkilat mensuplarından başlayın derim. Neredeler diye sormayın lütfen. Bu soruyu sormaya gerek yok bence. Çünkü teşkilatı, tavsiyeler, referanslar ile siz ya da güvendiğiniz liyakatli danışman ve sorumluluk verilen yöneticilerin tercihleri ile şekillendiriliyor. Halk içinde itibar suikastları düzenleyen bu teşkilat mensuplarını bulup –teşbihte hata olmasın- çürük elmaları kasadan atılmalıdır. Kasadaki sağlam elmaları çürüteceklerine toprağa gübre olsalar daha iyi olmaz mı?

Ak gençlik büyük bir heyecandı, geldi geçti. Yeniden canlandırmak gerekmez mi Başkanım? Ama boyasından cilasına, takım elbisesinden saçının jölesine kadar, kısacası saçının telinden ayaklarının ucuna kadar gösterişleriyle gözleri tırmalayan bir gençlik değil, aksine kızıyla erkeğiyle “güzel ahlakla” süslenmiş, başını koparsalar eğriden ve yanlıştan yana tercihte bulunmayan güzel sözlü, iyilik avcısı bir gençlik.

Her yıl anaokullarından başlamak üzere binlerce çocuğumuz, gencimiz 100 yıldır yerli olmayan bir eğitim sisteminin içinde eriyip kaybolmaktadır. Eğitimi yerlileştirip gönül coğrafyamızın değerlerine sahip çıkacak, kadim geçmişinden güç alarak, geleceği aydınlatmak için her dem yüreğinde özgürlük ateşi yanacak bir gençlik için sil baştan yeni bir sistem, organizasyon getirmek gerekmez mi? Şu an Eğitim Sisteminin içinde binlerce özel yetenekli çocuğumuz, yetilerini kaybederek sıradanlaşıyor ve maalesef idealleri olmayan, kendi nüzul sebebini kavrayamayan dolayısıyla ailesinden, mahallesinden ve en kötüsü kendinden uzaklaşarak deizmin, ateizmin ya da bilmem hangi izm’in kuyruğuna salça tenekesi oluyorlar.

Sonuç bile olsa, şu insanoğlunun yaradılışına uygun olmayan tercihleri halkın içinde yaygınlaştırmak için her türlü resmi-gayrı resmi faaliyetlerde bulunan dernekleri, inisiyatifleri dizginlemek, çocuklarımızın, gençlerimizin dimağlarını bu tür iğrenç tercihlerle meşgul etmelerine engel olmak ve hatta hasbelkader bu tercihleri yapan insanlarımızın tedavisi ve yeniden sağlıklarına kavuşabilmeleri için intibak süreçleri oluşturmak gerekmez mi?

Bu sanal dünya dediğimiz, sosyal iletişim ağlarının da içinde bulunduğu alemde, güzel ahlakla davranmak mümkün değil mi? Yalan, iftira, öfke, ötekileştirme, linçlemek, tehdit etmek, küfretmek ve her türlü adi suçu arsızca işlemekten sakınmayanlara bir dur denmeyecek mi? 

Birde özgürlük alanını genişledikçe genişleyen, tüm şımarıklıklarına ve tacizlerine rağmen sesimizi çıkartmadığınız ama hala özgür değiliz palavraları ile hallerinden memnun olmayan güruha söylenilecek bir şey yok mu? Hangi istediklerini yapamadıklarını sormak istiyorum bu tebaaya. Her türlü cinsel eğilimi, her türlü sarhoşluk veren maddeyi, içeceği kullanmayı, aşağılamayı, itibarsızlaştırmayı ve ne kadar kötülük, fitne varsa hepsini hesapsızca yaşarken ayrıca nefsinin istediği her türlü zevki özgürce kahkahalar, naralar eşliğinde yaşarken neyiniz eksik? Çıplaklık sınırlarını zorlayan, insanoğlunun fıtri tahrik unsurlarını orta yere faş eden sözüm ona “tarz” a, caddelerde sokaklarda giydiği kıyafetler ile yarı çıplak bir halde yürürken, karşı cinslerinin kendilerine ağızlarının suyu aka aka bakmalarından rahatsız olmayanlara kim ne diyor Başkanım? Evet benim olduğu kadar onların da Başkanısınız ama aklımı ve nefsimi, açıktan tahrik edenlerden korunmak benim de hakkım değil mi?

Bunların hepsini yeniden düzenleyecek iradeye de güce de sahip olduğunuzu düşünüyorum Başkanım. Hem kaybedecek bir şey yokken, şecaat ve cesaretle bu insanoğlunun fıtratını kirleten, toplumun ahlaki değerlerini zayıflatan, itibarsızlaştıran eğilimlerin önüne geçebilirsiniz?

Madem adalet istiyoruz o zaman toplumu oluşturan her kategori için ahlak ve edebi önceleyemez miyiz?

Sayısını unuttuğum seçim zaferlerinden sonra toplumun her kesiminde adaleti tesis edecek, adil paylaşımı yaygınlaştıracak, haksız kazancın önüne geçecek devlet mekanizmalarının oluşturulmasını bekliyoruz. Bir Müslüman olarak gönül coğrafyamızdaki insanların da beklentilerini unutmamak gerek. Sizden bir baba şefkati ile onlara kol kanat germenizi, koruyup kollamanızı, üç yüz yıldır devam eden, batının sülük gibi tüm varlıklarını emip emip fakirleştirdikleri, ezdikleri kendilerine yabancılaştırdıkları kardeşlerimize umut olmanızı bekliyoruz. Bunu yapacak liyakate sahip olduğunuza inanıyoruz. Konuyla ilgili Beratı 28 Mayıs 2023 günü vatandaşlarınız size takdim etti zaten.

Demem o ki Başkanım, artık yeter. Her türlü riski, her türlü saldırıyı göze alarak ve yanınıza size bu beratı veren halkı da alarak Türkiye Yüzyılı mottosuyla çıkılan bu yolda en azından yukarıya yazdığım toplumsal problemleri hep birlikte birbirimize omuz vererek aşabileceğimize inanıyorum.

Çünkü yenilgisiz bir siyasi hayatın son demlerinde artık bahane kalmadı. Sizden talebimiz “Adil Devlet” organizasyonunu kurmanızdır. Vesselam.

Erdal ERGENÇ
11 Zilkade 1444
Kayseri

2 Yorum

Meliha Çalkıcı

Meliha Çalkıcı

31 Mayıs 2023
Erdal kardeşim duygularıma tercüman olmuşsunuz bu mektubu yazar inşallah başkan bu önerilerinizi dikate alırlar siz gibi kalemi güzel kardeşlerimiz bu gibi yazılar yazmayı düşünürler artık Müslüman insanların evlatları savrulmamalı yazın için teşekkür ederim

FO

FO

31 Mayıs 2023
Dertli bir müslümanın sorduğu bu sorulara, yine dertli olduğunu düşündüğümüz bir liderin en güzel cevabı icraat olacaktır insAllah!

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri