Cemil Paslı

-YENİ- Üç Farklı Rüzgârın Anaforundaki Ülke’m

Üç Farklı Rüzgârın Anaforundaki Ülke’m

Biz Türkler, İslam ile Maveraünnehir bölgesinde Emevilerin tazyikiyle kuzeye doğru hareket etmek zorunda kalan ehli beyt ve ashabın çalışmaları sayesinde tanıştık.

Enes bin Malik (v.708), Abdullah bin Ebi Evfa (v.705), Vasile bin Eska (v.704), Sehl bin Saide (v.712), Ebu’t Tufeyl Amir bin Vasîle (v.719) isimli sahabeler ve Muhammed bin Bakır (v.731) , Cafer-i Sadık (v.765) ve Zeyd bin Ali (v.740) ve Hammâd bin Ebu Süleyman (v.746) gibi kıymetli kimselerden ders alan İmam-ı Azam Ebu Hanife İslam’ı Kur’an ve Sünnet tezgahında; “istihsan” metoduyla ilmek ilmek örerek kıyamete kadar iş görecek kumaşı ortaya koydu.

İmam-ı Azam’dan aldığı kumaşı akide alanında yaptığı eşsiz çalışmalarla İmam Maturidi (v.944) Müslümanların ölçülerine göre dikerek onları giydirdi.

Yedinci asırda yeşeren İslam ağacı önce Semerkant’ta daha sonra Konya ve Kurtuba’da bütün kemalatını ortaya koydu.

13. Yüzyılda, Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya; Doğu’daki Semerkant’ın merkezinde yer aldığı birikimi; Belh’ten gelen Mevlana Celaleddin Rumi, Tebriz’den gelen Şems-i Tebriz’i, Tiflis’ten gelen Hubeyş et-Tiflîsî, Semerkant’tan Şemşeddin Semerkandi, Sührevend’den Ebû Hafs Ömer Sühreverdî, Şiraz’dan Kutbuddîn Şîrâzî, Musul’dan Esîrüddîn el-Ebherî, Azerbaycan’dan gelen Siraceddin Urmevi ve Ekmeleddin Nahçevani, Malatya’dan gelen Sadreddin Konevi ile; Batı’da oluşan Endülüs birikimini ise Muhyiddin’i Arabi ile birleştirmiş ve kıyamete kadar devam edecek olan vasat ümmetin kanaatini ifade eden Anadolu İslam’ının teori ve pratiğini ortaya koymuştu.

Konya’daki maya ile kurulan Osmanlı Devleti 1517 Ridaniye savaşına kadar bu vasat üzerine devam etti.

1517’de Ridaniye savaşının kazanılıp Mısır’da Ezher çevresinde şekillenen ulemanın devletin başkentine getirilmesiyle güneyden esen sert bir Eşari-ci gelenekte sisteme dahil olmuştu.

Hanefi-Maturidi geleneğe göre siyasetin daha hoşuna giden güneyden gelen bu yaklaşım; bürokrasinin desteğini yanına alarak zamanla siyasete-eğitime ve topluma hakim oldu.

Sadece Takiyüddin (v.1585) yaptırdığı Rasathane’nin yıkılması olayının siyaset ve ulamanın bulunduğu pozisyonlar açısından arka planına bakıldığında değişim yakından görülecektir.

Batı tarafından şiddetli bir üçüncü rüzgar bu iki rüzgara 18. Yüzyıldan itibaren dahil oldu.

Rönesans ve reformla harekete geçerek pozitivizm, materyalizm, hümanizm gibi fikir akımlarını doğuran Batı’daki süreç özellikle oryantalist çalışmalarla Müslümanların arasında esmeye başladı.

Ehli Beyt’ten aldığı saf İslam’ı güneyden gelen rüzgara karşı muhafaza etmeye çalışan ana damar yeni ve daha güçlü bir rüzgarla mücadele etmek durumunda kaldı.

Üç asra yakın Anadolu Merkez’li İslam Coğrafyası’nda bu üç yaklaşımın mücadelesi devam ediyor.

Kur’an Kerim ve Sünnet-i Seniyye deki “kök hücre” ve kod” ları “istihsan” metoduyla ortaya koyan Ebu Hanife’nin dokuduğu kumaştan Müslümanlara uygun elbiseyi diken İmam Maturidi’nin terziliğine bugün her zamankinden daha çok muhtacız.

İmalatta İmam-ı Azam, terzilikte İmam-ı Maturidi’yi esas alarak esen rüzgarları dindirmek konusunda her Müslümana düşen görevler vardır.

My Country in the Whirlwind of Three Different Winds

We Turks became acquainted with Islam in the Transoxiana region through the work of the ahl al-bayt and companions, who were forced to move north under the pressure of the Umayyads.

Enes bin Malik (v.708), Abdullah bin Ebi Evfa (v.705), Vasile bin Eska (v.704), Sehl bin Saide (v.712), Ebu't Tufeyl Amir bin Vasile (v.719) Imam-i Azam Ebu Hanife, who took lessons from the Companions and valuable people such as Muhammed bin Bakir (v.731), Cafer-i Sadik (v.765) and Zayd bin Ali (v.740) and Hammad bin Ebu Süleyman (v.746) Islam on the counter of the Qur'an and Sunnah; She knitted loop by loop using the "istihsan" method, revealing the fabric that will work until the end of the world.

Imam Maturidi (v.944), with his unique works in the field of aqidah, sewed the fabric he bought from Imam-i Azam according to the measurements of Muslims and dressed them.

The Islamic tree, which grew in the seventh century, first showed its fullness in Samarkand, then in Konya and Cordoba.

In the 13th century, Konya, the capital of the Anatolian Seljuk State; Its accumulation in the center of Samarkand in the East; Mevlana Celaleddin Rumi from Belh, Şems-i Tabriz from Tabriz, Hubeyş et-Tiflisî from Tbilisi, Şemseddin Semerkandi from Samarkand, Ebû Hafs Ömer Sühreverdî from Sührevend, Kutâbuddîn Şîr from Shiraz with Esîrüddîn el-Ebherî from Azerbaijan, Sirajeddin Urmevi and Ekmeleddin Nahçevani from Azerbaijan, Sadreddin Konevi from Malatya; He combined the Andalusian accumulation in the West with Muhyiddin and Arabi and revealed the theory and practice of Anatolian Islam, which expresses the opinion of the mediocre ummah that will continue until the end of the day.

The Ottoman Empire, which was founded with the yeast in Konya, continued on this medium until the 1517 Ridaniye war.

After the Ridaniye war was won in 1517 and the ulama, who were formed around Azhar in Egypt, were brought to the capital of the state, a harsh Ashari-style tradition blowing from the south was also included in the system.

This approach, coming from the south, which favors politics more than the Hanafi-Maturidi tradition; With the support of the bureaucracy, he dominated politics, education and society over time.

Only when we look at the background of the destruction of the Observatory, which was built by Takiyüddin (v.1585), in terms of politics and the positions of the ulama, the change will be seen closely.

A strong third wind from the west joined these two winds from the 18th century.

The process in the West, which gave birth to ideas such as positivism, materialism and humanism by taking action with the renaissance and reform, began to blow among Muslims, especially with orientalist studies.

The main vein, which tried to protect the pure Islam it received from the Ahl al-Bayt against the wind coming from the south, had to struggle with a new and stronger wind.

The struggle of these three approaches continues in the Islamic Geography of Anatolian Center for nearly three centuries.

Today, more than ever, we need the tailoring of Imam Maturidi, who sewed clothes suitable for Muslims from the fabric woven by Abu Hanifa, who revealed the "stem cells" and codes in the Qur'an and Sunnah with the "istihsan" method.

Based on Imam-i Azam in manufacturing and Imam-i Maturidi in tailoring, every Muslim has a duty to calm the blowing winds.

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri