VEYSEL EKİNCİ

HASAN EFENDİ HAZRETLERİ

HASAN EFENDİ HAZRETLERİ

İsmail Ağa Cemeati şeyhi merhum Mahmut Ustaosmanoğlu'nun ( Mahmut Efendi) yerine, O'nun  isteği ile Hasan Efendi ( Hasan Kılınç)  geçmişti.

 Bu gün doksan üç yaşında ebedi aleme göç etti, Allah rahmet etsin.

 Doksanları bulan yaşına rağmen Hasan Efendi'nin cemeatin başına  geçmiş olması manidardır.

En önemli nokta ehliyet, liyakat, tecrübe ve dünyalık şatafata tamamen kapalı olmasaydı.

Diğer bir en önemli konu da; babadan oğula, toruna geçmeyen bir intikale örneklik teşkil etmesiydi! Belki bu uygulama bir kırılma noktası olur.

 Ne yazık ki büyük alimlerin, mürşitlerin göçmesi ile beraber, hemen her cemeatte parçalanma, bölünme, dağılma olmuştur.

 Parçalanmanın en önemli nedeni post kavgasıdır.

 İsmailağa Cemaati Masum Efendi, Mahmut Eren Efendi, Cübbeli ve Ustaosmanoğlu ailesinden efendilerle ayrışarak şiddetli mücadelelere sahne oluyor.

 Menzil Cemeati lideri Baki Erol'un vefatı ile oğulları Sâkî, Mübarek, Fettah Erol  ayrılıp  ayrı cemeatler oluşturdular.

 Nurcular, Süleymancılar, Uşşakiler ve diğer çok sayıda cemeat birbirinden ayrıldılar.

 Cemeatlerin hemen hepsi siyasallaştı. Ya parti kurdular veya herhangi bir partiyi açıktan desteklediler.

Bu durumun farkında olan siyasiler tarafından korundular, kullanıldılar, maddi olarak desteklendiler, kadro sahibi oldular.

İrşat, nefs terbiyesi, ihlas, ahlak, edep, Allah sevgisi, manevi aşk ve terapi yerleri olması gereken tarikatlar siyasi bir kol olarak anılmaya başlandı.

 Lüks yaşantı, lüks araba, çoklu evlilik, şatafatlı karşılamalar, kayıtsız teslim olan, ölümüne bağlı olan sempatizanlarla anılan görüntü veren liderler toplum tarafından dikkatle, ibretle ve nereden nereye diye hayıflanarak izlenmektedir.

Derhâl tarikatler asli görevine dönmeli, irşat işleriyle uğraşmalı, siyasetten uzak durmalı,  Ashab-ı Suffa yaşantısını örnek almalı, şatafatı bırakmalıdır.

Toplumu birleştirme, sevgi ve barışı tesis etme yerine; inadına bir taraf tutma ve taraflı başarıyı da(!) kamuoyu önünde perçinleme, deklare etme, şahit tutma vicdanları sızlatır, bu toplumu kutuplaştırır ve nefret tohumları ekilir.

Bu vebalin altından kalkmak dünya ahiret kolay olmaz.

Belki de nice manevi kemikler sızlar!

Veysel EKİNCİ

1 Yorum

Halil sarıkaya

Halil sarıkaya

23 Nisan 2024
Haklısınız hocam diyecek kelime bulamıyor insan

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri