Av.Fevzi Konaç

Mustafa Yalçın Başkan... Terör Örgütü Üyesi Cenazesi... Ceset Yakmak!!!

Mustafa Yalçın Başkan... Terör Örgütü Üyesi Cenazesi... Ceset Yakmak!!! (MEMLEKET GAZETESİ)

90’lı yıllarda üniversite hayatım sona ermiş ve Kayseri’ye dönmüştüm. Okul yıllarımda Milli Gençlik Vakfı’nın çalışmalarında yer almış ve hayatım şekillenmişti. Kayseri’ye dönünce ilk işim Milli Gençlik Vakfı’na gelerek çalışmalara katılmak oldu.Bir kaç sene sonra ise Mustafa Yalçın Başkanımız MGV Başkanı olmuştu. O tarihlerden beri tanır ve abiliğinden istifade ederim. Emekli olup tam rahat edecekken,Van Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyımlar döneminde kendisine ihtiyaç duyuldu. Ve hizmet etmek için o çok zor günlerde Genel Sekreter olarak terör tehdidinin en yüksek olduğu dönemde Van’da görev yaptı. Belediyenin teröre aktarılan enerjisinin önünü keserek, kaynakların vatanın ve milletin asıl sahibi vatandaşa hizmet olarak kullanılmasını sağladı. Bu yüzden terör örgütleri, karşılıksız maaş alan ve işten çıkarılan terör örgütü üyeleri Van’dan ayrılmasına sevindi.

Bütün bunları şunun için yazdım. Kayseri’de görev yaptığı uzun yıllar boyunca tertemiz bir üst düzey bürokrat olarak sevildi ve sayıldı. Gerek vakıf çalışmaları döneminde milli ve manevi değerlere bağlı bir neslin yetişmesine olan katkıları sırasında,gerekse belediyedeki görevleri nedeniyle ihtiyaç duyulduğunda tüm vakıf ve derneklerin samimi olarak kapısını çaldığı ilk isim oldu. Hep mütebessim, hep yapıcı, hep sorun çözen olarak hepimizin gönlünde yeri ayrıdır. Benim ve benden sonraki binlerce gencimizin üzerinde bir başkan, bir ağabey olarak hakkı vardır.

Talas Belediye Başkanlığı adaylığı açıklandığında bir derneğimizin genel kurulu yapılırken kendisine hitaben şu cümleleri kurmuştum. “Değerli Başkanım bizler sizlerin elinde yetiştik. Üzerimizde hakkınız var. Eğer seçilirseniz mutlu oluruz. Ancak siz seçildikten sonra sizi en çok ağaç diken, en çok bina yaptıran, en çok park yapan, en çok asfalt atan başkan olarak değil... Bütün bunları en iyi şekilde yapmakla beraber, en itimat edilen ve emin başkan olarak anmak ve görmek isteriz.”

Allah takdir etti ve seçildi. Başkanımız bugüne kadar bu temennilerle ilgili bizleri hiç yanıltmadı. Hayırlı olsun ziyaretine gittiğimizde Van Belediyesi görevi sırasında yaptırdığırozet olan Gümüş Ayyıldızlı Bayrağımızı ceketimize takarken de, yaptığı hizmetler sırasındaki duruşunda da biz Başkanımızın hep vatan sevgisine, millete olan hizmet sevdasına şahitlik ettik. Seçimler henüz bir yılını doldurmuşken, kamuoyunun nabzını tutarak hakkı teslim etmek adına söylüyorum ki, bütün başkanlarımızın hizmetlerini takdirle karşılamakla birlikte,Yalçın Başkanımızın gönüllere girdiğini ve bizleri asla yanıltmadığını takdir ve duayla takip ediyoruz.

Nüfusunun büyük çoğunluğu genç ve üniversite öğrencisi olan Talas’ımız, Başkanımızla yaptığımız bir hasbihal sırasında kendisine ifade ettiğim gibi bana göre şehrimizin en stratejik ilçesi konumundadır. Rutin belediyecilik hizmetleri dışında, geçmiş görevlerindeki tecrübesi nedeniyle, muhatap kitlesi olan gençliğin gönlüne dokunacak projelerle birlikte, çok önemli bir misyon yüklendiğini düşünüyorum. Ülkenin geleceği olan gençlik için proje üretmek ve vatan sevdalısı, milli ve manevi değerlerle inşa edilmiş bir nesil yetişmesi için yüreğinin çarptığına şahidim. Geçmişte bu güzel yönleri, şair ruhu ve naif yüreği bize çok şey katmıştır. Eminim ki şimdi sıra Talas gençliğindedir. Başkanımız Talas için büyük bir şanstır.

Ancak son birkaç haftada yaşanan olaylar nedeniyle Yalçın Başkan’ımıza karşı büyük bir haksızlık yapıldığını hüzünle izliyorum. DHKP-C terör örgütü ve Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in cenazesinin Talas Mezarlığı’nda defnedilmesine verilen tepkilerde hak etmediği bir protesto yaşadığını düşünüyorum. Bu kişi devletin adalet saraylarında yargılanırken, devletin cezaevinde yatarken, bakımı ve ihtiyaçları karşılanırken, devletin hastanesinde tedavi edilirken, devletin aracı ile cenazesi nakledilirken, cenaze merasiminin güvenliği sağlanırken hiç sesi çıkmayanların, son durakta yüksek sesle bağırmalarını hayretle izliyorum. Sevelim veya sevmeyelim, öfke veya nefret kusalım, bu kişinin nüfusuna kayıtlı olduğunu (Talas’ın yerlisi) unutmayalım. Anne/babasının hala burada yaşadığı, aile mezarlığının Cemil Baba Mezarlığı olduğu birinin istek halinde Talas’ta defnedilmesi yasal mevzuat gereğidir. Bu defin işinden Belediye Başkanımızın sorumlu tutulmasını haksızlık ve artniyetli bir yaklaşım olarak görüyorum. İlginç olan ise İbrahim Gökçek bu topraklarda terör örgütü üyesi olarak ölüp gömülen ne ilk kişi, ne de son olacaktır.

Bu cenazenin ( kişi terörist bile olsa)  ailesinden sonra tek sahibi içimiz sızlayarak söylüyor olsak da, devlettir. Bu, sosyal devletin, kişiyi sevmesi veya sevmemesi fark etmeksizin vatandaşına son görevidir. Bu ülkede terör örgütünün katillerinin bile cenazeleri acı ki (!) bu ülke toprağına gömülüyor.Mevzuatta bu merasimin tüm detayları bellidir. Bakanlıklar, Valilikler, Kamu Kurumları bunun bir parçasıdır. Bütün illerde bu işin sorumlusu devletin tüm resmi görevlileridir. Belediyeler ise bu işin toprakla buluşmasını temin eden son durağıdır. Devletin bütün mekanizmaları bu adamın cenazesinde güvenlikten, ulaşıma kadar görev almış ve rol üstlenmiştir. Bütün bunlar ortada iken, kimi çığırtkanların sosyal medyadan yaptıkları yorumlarla, tek ses olarak Belediye Başkanımıza fatura kesmeye çalışması asla kabul edilebilir değildir.

Her türlü terör örgütüne ve yandaşına mesafemiz bellidir. Nefretimiz ve öfkemizde bellidir.En az kendimiz kadar tanıyıp, sevdiğimiz Başkanımızın da tavrı bundan farklı değildir.İnanıyorum ki her Şehid için yüreğinde yangınlar çıkar.Her teröriste bizlerden çok daha fazla lanet eder. Ancak, o bir Belediye Başkanı olarak ilçesinin evliyasından da, eşkiyasından da sorumludur. Bu ahlaki değerlerle yetişmiştir.Kendisine sorsanız toplumun sükûnunun bozulmaması için bu defnin orada yapılmasını belki de istemezdi. Ama dedik ya; o, bu ilçenin tamamının Belediye Başkanıdır. Ölen birine mezarlık tahsisi yasal görevi ve mecburiyetidir. “Toprak ölüyü kabul etmiyor” cümlesi ne yazık ki sadece filmlerde oluyor. Devletin Savcısının başına silah dayayarak Şehid eden tüm teröristlerin can güvenliğini, yine devletin Şehid adayı polislerimiz sağlıyor. Ölüleri yine bu vatan toprağına defnediliyor. Bu yaman çelişkiler elbette ruhumuzu savuruyor. Ancak mevzuat ve insanlığımız ne yazık ki hepimizin elini kolunu bağlıyor.

Kamuoyuna yansıyan bir kısım videolarda protesto yapanların, cesedi mezardan çıkarıp yakacaklarını ifade etmeleri asla kabul edilebilir değildir. Bu tavır Müslümanın ve Türk’ün kitabında yoktur. Hiçbir öfkenin faturası bu olamaz, olmamalı. Ölenin dünya defteri kapanmış, cesedi toprağa, ruhu ilahi hesap için ruhlar âlemine gitmiştir. Kabirden cesed çıkarıp intikam almak sadece kişiyi vebale taşır. Bize ve milletimize asla yakışmaz. Kimse huzursuz olmasın ki; o mezarlıkta yatan teröristin daha önce defnedilmiş hiç kimseye zararı olmaz. Artık hesaplar mahşere kalmıştır.Provakasyonlara karşı da dikkatli olmak gerekir.

Son olarak şunu söylemek isterim; Van’da terör örgütünün menfaatlerinin önünü kestiği için, terör örgütü ile ilişkili, çalışmadan maaş alan kişileri işten çıkardığı için teröristlerce hedef gösterilen, aleyhinde propaganda yapılan Mustafa Yalçın Başkanımıza sahip çıkmak, vatan görevidir. Sen milliyetçisin, ırkçısın, devletçisin diyen o terör gruplarıyla, farklı gerekçe ile aynı çizgide Başkanımıza karşı tavır almak, vatansever hiçbir hemşehrimize yakışmaz. Yasal mevzuatın elini kolunu bağladığı için, ölmüş birinin mezarlığa gömülmesinden dolayı ona karşı, “tabiri caizse” terör grupları ile aynı safta buluşamayız. Başkanımıza hayırlı her işinden dolayı madden ve dua ile sahip çıkmak bize yakışandır. Adam kıtlığı yaşanan bu devirde Başkanımız gibi “Adam Gibi Adamlara” sahip çıkmak görevdir.

Bu yüzden kim ne derse desin her zaman yanındayız; Başkanımızı seviyoruz...

Kalemin ve bilginin sahibi Cenab-ı Hakk’a hamd ile... MAYIS/2020

MEMLEKET GAZETESİ

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri