AV. FEVZİ KONAÇ

K.Maraş & Miting & Kayıp Heyecan & Kifayetsiz Muhterisler !!

K.MARAŞ & MİTİNG & KAYIP HEYECAN & KİFAYETSİZ MUHTERİSLER!!

Bir program nedeniyle geçen hafta Kahramanmaraş’ta idim. Bir gün önce Sn. Cumhurbaşkanımız çeşitli programlar vesilesi ile orada imiş ve bir meydanda miting yapmış. K.Maraş siyaseten Ak Parti’nin kalelerinden bir şehir. Büyükşehir Belediye Başkanı ve 7 Milletvekili Cumhur ittifakından çıkmış. On bir belediyenin dokuzu Ak Partinin ve diğer iki belediye CHP ve MHP’den seçilmiş. Gezerken ve yemek yerken şehirdeki miting izleri dikkatinizi çekiyor. Şehrin nabzını tutmak için denk geldiğimiz insanlara mitingi sorduk. Birçok insan ittifak etmişçesine bir gün önce yapılan mitingde, yıllar önce yapılan mitinglerin coşkusunun ve havasının olmadığını söyledi. Meydandaki kalabalığın eskilerine göre 1/5 oranında bile olmadığını ifade ettiler. Cumhurbaşkanımızı da yorgun ve durgun gördüğünü söyleyen insanlar, neden peki? sorumuza birçok gerekçe öne sürdüler.

Özellikle ülke geneli yaşanan “ekonomik sıkıntılar” yanında, siyaseti yerel bazda elinde tutanların teşkilat içi dengeleri bozduklarını ve insanların bu tipler eliyle davalarına kırıldıklarını, bu yanlışların partiye olan sevgilerinde çözülmeye ve uzaklaşmaya neden olduğunu söylediler. İttifak etmişçesine Reis’in tek başına kaldığını, yerel siyaseti idare edenlerin onun şuurunda ve özverisinde olmadıkları için “küçük olsun, benim olsun” mantığı ile kendi ikballeri için niteliksiz adamları etraflarında tuttuklarını, ehliyet ve liyakatı hiçe saydıklarını, bu yüzden teşkilatları paramparça ettiklerini söylediler. Dışarıda pek bilinmeyen parti içi bu çekişmelerin heyecana ve mitinge ilgiye yansıdığının gün gibi ortada olduğunu belirttiler.

Bu sadece K.Maraş’ın meselesi mi? diye bakınca, aslında bütün illerde benzer kırılmaların olduğunu görmek mümkün. İstanbul ve Ankara’nın kaybedilmesinden sonra bir özeleştiri yapıldı mı? bilemem. Ama Reis bu tip insanlar eliyle teşkilatların vatandaştan koptuğunun farkında. (Gerçi uzun yıllar yerel siyasetin başrolleri değişmediğine göre bu farkındalık ne kadar? o da tartışılır.) Dışarıdan yaptığım gözlemlere göre tüm teşkilatlara vatandaşla iç içe olmalarını, iktidarla millet arasında açılmaya başlayan mesafenin telafisi için sokakta, düğünde, cenazede, çarşıda ve pazarda teşkilat çalışmaları üzerinden görünür olma talimatı vermiş olmalı ki, özellikle sosyal medya üzerinden teşkilatları aktif hale getirmek konusunda bir gayretin varlığı hissediliyor. Ancak şunun altı çizilmeli ki, siyaset sosyal medya üzerinden verilen fotoğrafla şekillendirilebilen bir şey olmaktan çoktan çıktı.

K.Maraş’tan ilhamla bu yazıyı neden yazdığımı ifade etmem lazım. Kayseri’de yakınlarım ve arkadaşlarım arasında Reis sevdası zirvede olanların bile yaşanan salgın ve ekonomik zorluklar nedeniyle zihinlerinin bulanıklaştığını görüyorum. Ülke adına yaşanan birçok pozitif gelişme bu insanlar için gurur kaynağı bunun bilinmesini isterim. Ancak işyerleri kapanan, kiralarını ödeyemeyen, canavar haline gelip bütün sokaklardaki küçük esnafı acımasızca yutan zincir marketlerden dolayı ekmeğini kaybeden, fahiş fiyat artışlarından dolayı beli bükülen vatandaş, büyük bir infial ve stres içinde ne yazık ki. Bunları bizzat yaşayan ve zor durumda olan insanımız, en ufak bir sızlanma/şikayet dile getirdiğinde ise birçok gerekçe üzerinden sözleri ağızlarına tıkılıyor. Siyasetçi hep övgü ve alkış istiyor. Hoşuna gitmeyen sözlere muhatap olduğunda, iç ve dış çalkantılarla ilgili ülkenin mücadelesi, başarıları göze sokularak vatandaş ve eleştiri yapanlar susturuluyor, dinlenilmiyor. “Bu iyiliklerle yetin, bunca güzel şeyler olurken eksiklere ağzını açma” deniliyor adeta.

Ben şunu anladım ki; milletimiz edep timsali olarak kimi zaman içine atıyor duygularını ve hemen anlık refleksle tepki vermiyor. Zamana bırakıyor. Demokraside en gür sesin sandıktan çıkacağını öğrenmiş. Susan ve susturulan vatandaş önce ilgi duyduğu siyasi partinin sözlerini, icraatlarını görmezden gelmeye, şanla şerefle taktığı rozeti yakasından çıkarıp cebine koymaya, sonra mitinglerine gitmemeye başlıyor. Can kulağı ile dinlediği genel başkanlarına kulak tıkamaya ve en sonunda da pusuda bekler gibi sandıkta öfkesini kusmayı bekliyor.

Reis üzerinden gerçekleşen ülkesinin her başarısıyla gurur duyan biri olarak Maraş’tan aldığım ip uçları ile şöyle bir Kayseri’ye ve ülkeye bakıyorum manzara benzeşiyor. Elbette dünya genelinde yaşanan salgından kaynaklı kriz her şeyi etkiledi. Bunu görmezden gelemeyiz. Ama iktidar başta olmak üzere siyaset kurumuna karşı soğuma sadece buna bağlanarak ve gerçek nedenler es geçilerek yapılacak bir değerlendirme ile izah edilemez. Bu yaklaşım soruna kör ve sağır kesilmek olur ki, bedeli sandıkta çıkınca toslanan duvar can yakar.

Ayrıca yerelde yapılan birçok güzel hizmete imza atan yerel idarecilerimizin başarıları elbette yok sayılamaz ve görmezden gelinemez. Ama genel siyasetteki biriken millet öfkesi o kadar acımasızca savurur ki tüm siyaset kurumunu, vatandaş suskunluğunun bedelini ödettiğinde ödenen bu bedel yerel ve genel dinlemeden herkesçe ödenir.

Yukarıda dediğim gibi Reis sorunu gördü ve vatandaşa yakın olmayı teşkilatlarına talimat olarak gönderdi. Bu mesele gereği önce; teşkilatlar vatandaşın stresinin farkında olduğunu hissettirecek şekilde onların gönlüne dokunmalı. Yapmacık ziyaretlerden, göze bakmadan yapılan tokalaşmalardan, ruhsuzca katılınan davetlerden, talimatla yapılan zorlama gezilerden, düğünlerde yasak savmaktan ibaret anlık görüntü vermelerden ve açılışlarda kurdele kesmekten ibaret temsillerden acilen vazgeçilmelidir. Zannımca Reis’in kastettiği yakınlık böyle değildir. Çünkü ruhu okşamayan bu hareketler milletin dikkatinden kaçmıyor ve bir kenara not ediliyor. Sonra ise; tüm teşkilatların sızlanmasına ve kırılmasına sebep olan, Reis’in duyduğu ve bildiği halde hiçbir önlem alınmadığı kanaati gittikçe pekişen kifayetsiz muhteris siyaset adamlarından teşkilatlarını temizlemelidir. Bu kriterin dışındaki tüm değerli siyasileri tenzih ederek uyarımdır.

Siyaset kurumu üzerinden yaşanan kırılma ve kırgınlıkları küçümseyip, gönül alarak telafi etmek için çaba sarf edilmez ise şayet, bunların ardından gelecek büyük artçı depremlere yani ödenecek bedellere herkes hazır olmalıdır. Bu ise hem ülkem hem de yeryüzündeki bütün mazlumlar adına en büyük korkumdur. Ve bu yazı bir dost uyarısıdır… 17/09/2021

Kalemin ve bilginin sahibi Cenab-ı Hakk’a hamd ile…  ( Memleket Gazetesi  )

2 Yorum

Ak Mücahit

Ak Mücahit

20 Eylül 2021
Çok Anlamlı ve Yerinde Tespitler Olmuş Kaleminize Sağlık...

MEHMET SALİH KA

MEHMET SALİH KA

20 Eylül 2021
Teşekkür ederim Sayın başkanım milletin sesi oldunuz inşallah çözüm bulunur.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri