CEHALET

CEHALET
İlmin kaynağı Allah'tır. Bir bilginin hak ve hakikate uygun olup olmaması, onun ilmen ne kadar sağlam ve sağlıklı olduğunun göstergesidir.
İlimden yoksunluğa veya bilgisizliğe cehalet, bu durumda olan kişilere ise cahil denir.
Toplumda cehalet ve cahil kavramları; genel olarak okul okumamış, diploması olmayan kişiler için kullanılır. Oysa cehalet; köken olarak bilgisizlik anlamına geldiği gibi daha çok bilinçsizlik, ilim-irfandan yoksunluk ve yerli yerinde davranamama haline denir.
Kur'an'da bu kelime, farklı kalıplarda birçok ayette geçer. Ahkâf Suresi'nde Âd kavminin durumu anlatılırken Hûd'un (a.s.) kavmini Tevhid’e davet ettiğine, buna inanıp uygun davranmayanların ise cahil bir toplum olduğuna işaret edilmiştir:
O (Hud) da, “Bu bilgi ancak Allah katındadır; size bildirmek üzere gönderildiğim mesajı ulaştırıyorum, ama sizi cehalette direnen bir topluluk olarak görüyorum” cevabını verdi. (Ahkaf,23)
O zaman esasen cehalet, fıtrata ve İslam’a göre düşünüp yaşamamak anlamına gelir. Öyle ki öncelikle bir bilginin veya davranışın ilmî açıdan ve mantıksal olarak isabetli olup olmadığının veya cehalet üzere olup olmadığının ölçüsü, evrensel yasalardır. Dünya’da bütün insanlığın evrensel yasası Allah’ın emir ve nehiyleridir. Öyle olmalıdır.
Her hususta olduğu gibi burada da kural ve ölçü mühimdir. Elimizde bir ölçü olmadığı zaman kimin cehalet üzere olup olmadığı doğru tespit edilemeyecektir. Birine göre cahil olan diğerine göre olmayacak ve göreceli hâle gelecektir.
Öncelikle bizler, fert olarak davranışlarımızdaki cehalet üzere olan durumları terbiye etmeliyiz. Her birey bunu yapacak olursa toplum cehaletten uzaklaşacak ve ilim-irfan eksenli bir hayat yaşayacaktır.
Burada önemli olan bir diğer husus ise ikili ilişkilerde cehalet üzere davranış sergileyen kişilere karşı nasıl davranılacağı hususudur.
Öncelikle kendi davranışlarımızı gözden geçirmeliyiz. Yani bir olay olduğunda “ Ben hep isabetli davranırım, karşı taraf ise genelde cahilce davranır.” gibi bir ön yargı ve etiketleme olursa bu, durum tespiti yapılamayacak derecede arızalı bir davranış olacaktır.
Burada ilk önce kendimiz, isabetli ve ilme uygun davranma becerimizi geliştireceğiz. Herhangi bir hadisede şayet isabetli davranmayan ve cehalet üzere davranan biz isek yanlış yaptığımız davranışı terbiye edip düzeltmeye çabalayacağız. Biz isabetli davranıyor da karşı taraf cahilce davranıyor ise ne yapacağız?
Allah, (c.c.) burada ölçüyü koymuş ve mealen bize şu şekilde emretmiştir:
“Af yolunu tut, iyi olanı emret, cahillere aldırma! (A’raf, 199)
Rabbimiz bizleri af yolunu tutan, iyiliği emreden ve cahillere aldırış etmeyenlerden eylesin. Amin. Amin. Amin.
