Öğr. Gör. Osman Utkan

Babam Anlatırdı Kıtlığı

babam anlatırdı kıtlık günlerini

nasıl yokluk çektiklerini babam anlatırdı

babam, Atatürk öldüğünde ilkokul birdeymiş 

yetim beş küçük çocuk bir yerdeymiş

yokluk her yerdeymiş ama en çok yetimlereymiş

kış ayında açta açıkta kalmışlar

en çok yetimlerin üzerine yağıyormuş kar 

küçük yaşta omuzlamış hayatın yükünü

çobanlık yaparak geçirmiş gününü

ayaklarında ayakkabı yokmuş 

ama köy yeri diken çalı çokmuş

çocukların elbiseleri olmadığından

fistan dikmişler babaları için gelen kefen bezinden 

babasız olunca bakanları da olmamış

o günden sonra yüzleri daha da gülmemiş

yalın ayak olarak gitmiş çobanlığa

gün bitmiş artık kalmış karanlığa

 

babam anlatırdı kıtlık günlerini

nasıl yokluk çektiklerini babam anlatırdı

bir evde beş küçük çocuk

çocuklar kıvranıyor aç açık

Allah bilir kullarını 

muhtar görmüş hallerini

yaratan yağmur indirmiş

çocukları tarlaya göndermiş

kurak geçmişken önceki sene

yağış gelmiş çokça baksana

arpa boy atmış ama daha yeşilmiş

kucak dolusu arpa kesilmiş

başakları ayırmışlar tanesinden 

ekmek istemişler annesinden

yeşil arpayı kurutmalı diyerek

sacın altını yakmak gerek

“simsiyah oldu”, derdi babam arpa için

annem ağladı orada için için

değirmende arpayı öğütmüşler

unu ekmek yapıp aralarında dağıtmışlar

simsiyah bir ekmekti belki

çocuklara göre bal kaymaktı sanki

bir çocuk “keşke” dedi 

sözünü bambaşka dedi

“olsa da bu ekmekten bolca

yeseydim şöyle iyice”

 

babam yaşayınca yokluğu böyle

israf etmemiştir suyunu bile

ekmeği Allah’tan hazine bilmiş

şükretmiş nimete o her haliyle

 

nimete hakkıyla şükretmez olduk

nimeti vereni zikretmez olduk

nankörce yaşayıp rahata düştük

yokluğu düşünüp fikretmez olduk

 

Osman Utkan

28.12.2020

 

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri