Öğr. Gör. Osman Utkan

Nezaket Sağlıktır

Nezaket Sağlıktır

Son zamanlarda iletişimci olmam hasebiyle dikkatimi çeken bir araştırma ile karşılaştım. Araştırma nezaketin sağlığa faydalı olduğuna dair bulguları içeriyor. Hakemli olan "Psychological Bulletin" yer bulan araştırmada, pozitif sosyal davranışların insan refahına ve konforuna olan etkisi yüzbinlerce kişi üzerinde araştırıldı. Yapılan çalışma sonuçlarına göre nazik insanların daha mutlu olduğu gözlenmiştir. Hayata olumlu bakan ve olumlu davranışlar sergileyen kişilerin daha sağlıklı olduğu anlaşılmaktadır. Aynı zamanda insanlara gönüllü olarak yardımcı olmanın sağlığa katkı sağladığı ortaya çıkmıştır. Aynı araştırmada kadınların erkeklere göre daha nazik oldukları için daha mutlu ve sağlıklı olduğu vurgulanmıştır.

Tabi ki insan sağlığını olumlu ve olumsuz etkileyen birçok faktör olduğunu göz önünde bulundurmakta yarar vardır. Ancak bizi bu araştırmada ilgilendiren kısma odaklanarak değerlendirmeler yapmak yerinde olacaktır. Nezaket sahibi ve iyi niyetli olmak ile mutluluk arasında doğru bir orantının var olduğu söylenebilir.  Mutlu olmak ile sağlıklı olmak arasında da doğru bir orantıdan da bahsetmek mümkün. Bu durumda ne kadar nezaketli olunursa o kadar mutlu olunuyor; ne kadar mutlu olunursa o kadar sağlıklı olunuyor, denilebilir.

Buradan hareketle nezaketin anlamına ve nazik insanların en temel özelliklerinin neler olduğuna bakmak gerekmektedir. Türk Dil Kurumu’nun (TDK) tanımına göre nezaket: “Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik”olarak tanımlanmaktadır. Tanımda aynı zamanda nazik insanların vasıfları da sıralanmıştır. Başkalarına saygı ve hoşgörü burada kilit ifadeler olduğu söylenebilir.

Hayatın her alanında lazım olan nezaketi ne yazık ki yaşadığımız toplumda göremiyoruz. Toplum olarak deyim yerindeyse “kabalık” her yerimizden akıyor. Kabalığı nezaketsizliği o kadar çok yaşıyoruz ki, artık olup biten olumsuzluklar normalmiş gibi geliyor bizlere. Ama değil. Biz medeniyet olarak kaba değiliz. İnanç olarak kaba değiliz. Millet olarak da kaba değiliz. Son zamanlarda yaşanan olumsuz davranışlar olsa da bizler kaba değiliz, olmayacağız.

Tarihimize bakılırsa saygı medeniyeti olduğumuz anlaşılacaktır. Farklılıkları zenginlik olarak gören ve saygı duyan bir tarihimiz vardır. Bu toprakların ermişleri, dervişleri, bilginleri, bilgeleri her daim saygıdan bahsetmişlerdir. Yunusumuz “severiz yaratılanı yaradandan ötürü” derken Mevlanamız “her ne olursan ol gel” diyerek saygı medeniyetini bize dillendirmişlerdir. Âşık Veysel “kurt kuzu ile gezerdi” diyerek farklılıkların olabildiğince doğal ve saygıdeğer olduğunu vurgular. Hünkarlı Sultan Hacı Bektaş dergahın avlusunda aslanla geyiği bir ortamda beslerken farklılıkların çatışma nedeni olmadığını göstermiştir.

Gelelim günümüze.. Okuduğumuz dinlediğimiz ve seyrettiğimiz haberlerde gördüklerimiz bizleri perişan ediyor. “Ne ara böyle sabırsız öfkeli ve agresif bir toplum olduk” demekten kendimizi alamıyoruz. Her yerde her an bir olumsuzluk yaşanmaması elde değil neredeyse. En başta trafikte karşılıklı saygıyı ve hoşgörüyü birbirimize göstermemekteyiz. Trafikte yaşanan olumsuzluklar kabalıklar ve sonrasında yaşanan tatsızlıklar o kadar çoğaldı ki saymakla bitiremeyiz. Yayalara saygının kalmadığı büyük araçların kendinden küçük araçları yok saydığı bir düzenimiz var ne yazık ki.

Selamlaşmanın azaltıldığını söylemek gerekir. Artık bir yere girerken ve çıkarken selam veren insan sayısı oldukça azaldı. En büyük nezaket göstergesi olan selamı başkalarından esirger olduk. Selam, barış ve güvenliktir. Kişi selam vererek “bana güvenebilirsin benden sana zarar gelmez” demek ister. Otobüse binerken şoföre, binaya girerken kapıcıya, çalıştığımız kuruma girerken güvenlikçiye, eve girerken ev ahalisine hatta ev boş olsa dahi meleklere selam vermeli. Çocuklara gençlere yaşlılara hayvanlara ve bitkilere dahi selam vermeliyiz nazik insanlar olarak. Unutmayalım ki mezarlığa girerken ölmüşlerimize dahi selem veren bir milletin evlatlarıyız.

Ve gülümsemeliyiz hayata nezaket ehli olarak. Çünkü gülümsemek sadaka iken asık surat ise kul hakkıdır. Gülümsemek mutlu eder. Pozitif enerjidir hem kişiye hem de diğer insanlara. Gülümseyen insanların daha az hasta oldukları da yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Hayata gülümseyerek bakmalı ve bazen de gülüp geçmesini bilmelidir.

 Yumuşak dillidir nazik insanlar. Ki yüce kitabımız Musa Peygamberi, tanrılık iddiasında bulunan Firavun’a gönderirken, onu “ yumuşak bir dil” ile uyarmasını  istedi. Allah Firavun’a dahi yumuşak bir üslup emrederken neden bizler Müslümanlar kardeşlerimize kaba davranır ve konuşuruz.

Koronalı günlerde sağlığımıza dikkat edelim. Gün aşırı değil, öğün aşırı değil, saat aşırı değil, dakika aşırı nezaket ve tebessüm alalım. Böylece esenlik içinde yaşam sürelim. Nezaketle kalın.. Sağlıklı kalın..

21.10.2020

 

1 Yorum

Müslüm Taşdemir

Müslüm Taşdemir

22 Ekim 2020
Müstefid olduk değerli Hocam. Teşekkür ederiz.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri