Mustafa Şen

Pandeminin Eğitime Katkıları

Pandeminin Eğitime Katkıları

Benim Eğitim Hayatım 1971 yılında Yanıkoğlu Mahallesi Ender Apartmanında başladı. Takdir edersiniz ki eğitim anne karnında başlıyor. Babanın helal kazancı Annenin helal lokması ile beden beslenirken, huzurlu ve mutlu bir yuvada ruhunuzda demlenmeye başlıyor. Bundan sonraki süreç ise öğrenmenin her yolla olduğu bir dünyaya kapılar ardına kadar açılıyor ve sonsuz nimetler hiç karşılığı olmadan size lütfediliyor. Pandemi ifadesini 49 yıllık hayatımda ilk defa 2020 yılında duydum ve tüm dünyadakilerle birlikte evlerimizin başköşesine gelip oturuverdi. “Pandemi”nin karşılığı “Salgın” demek olsa da hepimiz evrensel bir ifade gibi kabul edilen pandemiyi kullanmayı daha çok sevdik. Salgın itici bir ifade olsa da daha çok anlaşılır olduğu için yazımın kalan kısmında bunu kullanacağım.

Evimizin başköşesine gelip oturan “Salgın”; tüm hayatımızı kontrol altına alıp, ne yapıp ne yapamayacağımıza, nerelere gidip gidemeyeceğimize, çalışmamıza, sarılmamıza, el sıkışmamıza kadar her şeyi kısaca tüm özgürlüğümüzü elimizden aldı. Bazı özgürlük savaşçıları buna direnmek isteseler de emir “Büyük” yerden olunca yapacak bir şey kalmadı.

Ben bir öğretmenim ve mesleğimi kendi şartlarımda, kendi imkânlarımla ve ekibimle birlikte icra etmeye, bizlere emanet edilen çocuklarımızı geleceğe hazırlamaya çalışıyorum. Bizlere bu imkânı veren Allah’a her zaman hamt ediyorum. Hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğini unutmadan, tasavvufi manada yaprağın dahi O’nun izni olmadan düşmeyeceğini bilerek, bu “baş belası salgının”; nereden çıktığını, neden bizi bulduğunu, sevdiklerimizin canını neden aldığını, neden işimizi-okulumuzu kapattığını, neden tatillerimize engel olduğunu, neden bizleri birbirimizden uzaklaştırdığını, neden camilere hatta kutsal yerlere gitmemize engel olduğunun cevabını arayıp, bunlara üzül sekte, bizlere çok şey öğrettiğini düşünüyorum. Evet, salgın birçok öğrenmeyi de beraberinde getirdi ve öğretmeye de devam edecek gibi görünüyor.

Büyüklerimizi ziyaret edip, ellerini öpüp, hayr dualarını almayı zaten unutmuştuk ta, telefonla aramak bile tatil yaparken bir araya sıkıştırdığımız Bayramlara kalmıştı ya! Tabii şu Salgınla; Bayramlarda büyüklerimizle, eşimiz dostumuzla birlikte olmak yerine kalabalıklar içinde yalnız olmayı tercih ettiğimiz Tatillere de gidemedik ya! Bilmem salgından bir şey öğrenebildik mi?

Ah bu Salgın yok mu? Düğünlerimize, cenazelerimize bile gitmemizi elimizden çekip almadı mı? Bilmem neden oldu böyle? Belki her iki durum için de, samimiyetten uzaklaşıp her şeyi gösteriş için yaptığımız, çizgiyi fazlasıyla aşıp israfın sınırlarını zorlamamızdan olabilir mi acaba! Öğreneceğimiz çok şey var bence…

24 saatin artık hiç birimize yetmediği şu yalan dünyanın peşin de koşarken Salgın bir anda zamanı durdurdu ve unuttuğumuz birçok değeri-güzelliği-insanlığı bize hatırlattı. Salgınla birlikte kısıtlamalar hayatımıza girdi ve kendimize, ailemize, eşimize ve çocuklarımıza hiç olmadığı kadar zaman ayırmak “zorunda” kaldık. Biz çocuklarımızı daha yakından tanıma fırsatı bulurken, onlarda bizlerin çok farklı yönlerini keşfetme imkânı buldular. İlk zamanlar, ailemizle tanışana kadar (J) birlikte zaman geçirme konusunda zorlan sakta, salgının inadı yüzünden Aile olmanın, iş bölümü yapmanın, paylaşmanın, birlikte güzel zaman geçirmenin (mecburen) yollarını öğrendik.

İnsanoğlunun bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek en iyi yaptığı şey öğrenmektir. Sanırım bu nedenledir ki Eğitim hep hayatımızda yer aldı. Salgın da bunu bilerek hemen öğretmeye başladı.

Salgında öğrenmenin ve öğretmenin yeni yollarını keşfetmeye çalışırken, hayatımıza “Uzaktan Eğitim” kavramı ve uygulamaları giriverdi. Eğitimle ilgili her şey uzaktan eğitime göre planlandı ve uyarlandı. Salgın, velilerimizle hiç olmadığı kadar sürekli iş birliği halinde olmamızı, öğrenmenin hiçte kolay olmadığını, okulun ve öğretmenin kıymetini tekrar öğretti anne-babalara. Çocuklarımızı bilgisayar, cep telefonu, internet belalarından korumaya çalışırken, Salgında evimize teknolojinin en son ürünlerini almak zorunda kaldık ve çocuklarımızın emrine verdik. Bu ürünlerden bizde faydalanırken çocuklarımızdan destek aldığımızı da burada itiraf etmeliyiz. Çünkü onlar geleceğin çocukları ve birçok şeyi bizden farklı düşünüyorlar ve daha iyi yapıyorlar. Eğitimcilerin görevi onların hayallerinin önünü kesmek olmamalı, sadece tecrübelerimizi onlarla paylaşırken onlara daha çok fırsat vermek olmalı.

Zum kelimesini fotoğrafçılıkta yakınlaştırma anlamında kullanırken salgınla birlikte hepimiz birden bire çok iyi bir “Zoom” kullanıcısı oluverdik ve salgın tüm hızıyla ve inadıyla öğretmeye devam etti. Bayramlaşmayı, toplantılarımızı, misafirliklerimizi ve tabii ki eğitimi hep birlikte Zoom ladık ve Türk Milleti olarak bunu da çok güzel başardık.

“Temizlik imandandır.” bizlere temiz olmanın önemini çok net anlatsa da, Salgının hayatımıza ok gibi sapladığı 20sn boyunca ellerimizi yıkamalıyız öğretisi daha etkili olmuş gibi görünüyor. Bu arada 20sn nin ne kadar uzun bir süre olduğunu da Salgınla öğrenmiş olduk.

Salgın, kıymetini varken bilemediğimiz ya da önemini unuttuğumuz değerlerimizi elimizden alarak bizlere; bunları hatırlatıp bazılarımıza tekrar fırsat verirken, sağlığımızın, okulumuzun, öğretmenlerimizin, arkadaşlarımızın, birlikte olmanın ne kadar değerli olduğunu da tekrar tekrar öğretti.

Salgın, öğretmenlerimizle eğitimi güçlendirmeyi, üretken olmayı, nitelikli bilginin saha deneyimi ve iç görüsüyle birlikte sunulmasını, eğitimin öznelerinin daha görünür olmasına katkı sağlayacak uygulamaları, öğrencilere daha iyi öğretme yöntemlerini keşfetmeyi de öğretti bizlere.

Her yeni bir günle başlayan sonsuz mucizelerin yaşandığı olağan üstü olan her bir şey bizlere bahşedilen her bir günün, hep birlikte yapabileceğimiz birçok güzellik için yeni bir başlangıç, yeni bir fırsat olduğunu bilerek;
Salgının bize hatırlattıkları ve öğrettiklerini unutmadan; Umutla, Sevgiyle,
Barış ve Sağlıkla, Muhabbetle kalın. 
Mustafa ŞEN/Genç Sultan Koleji Genel Müdürü

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri

    Bu yazarın başka makalesi yoktur.