
Köşe Yazarı
DR. OSMAN UTKAN
- Köşe Yazısı
Emel ve Ecel
Onlar çocukluklarından beri, iki yakın arkadaştı. Neredeyse yedikleri içtikleri hiç ayrı gitmemişti. Çocukken beraber oyunlar oynamışlar ve beraber arşınlamışlardı mahallenin sokaklarını. Bahçelerde meyve ağaçlarına çıkarlar hem güzelce karınlarını doyururlar
7 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
Babamın Askerleri
Ben ilkokula gidiyordum. Beş altı yaşında daha küçük bir çocuktum. Gecenin ilerleyen saatlerinde hayatlı olan müstakil, eski mahalle evimizin tahta kapısı sert bir şekilde çalınca uyandık. Kapının üstündeki tokmak sürekli vuruluyordu. Babam “Hayrolsun inşallah
3 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
Yarım Dua
Kadın oldum olası erkek çocuğu olsun istiyordu. İlk iki çocuğunu kız olarak dünyaya getirmişti. Erkek çocuklara sahip arkadaşlarını gördüğünde onlara imreniyordu. Onların erkek çocuklarını uzun uzun seviyor ve böylece erkek evlat hasretini gidermeye çalışıyord
5 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
Unutulmaz Bir İftar
Konya’da üniversite okuyordum. Ramazan ayındaydık. Dersler bitince okuldan çıkarak eve gelmiştim. Ev arkadaşlarım o gün evde değillerdi. “Biraz uyuyup ikindi vaktinden sonra iftar için bir şeyler hazırlarım”diye düşünmüştüm. İftara yakın kalkıp dolaba baktım k
2 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
Başa Gelen Dua
Adam her zaman olduğu gibi periyodik muayeneler için eşini hastaneye götürmüştü. Her seferinde oturdukları ilçeden kalkıp hastaneye gitmek için Kayseri Merkez’e geliyorlardı. Dizlerinde ve ayaklarında şiddetli ağrıları olan kadını hastane süreçlerinde kaldırma
6 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
Anzaklı Ömer
Ömer, Tıp Fakültesini bitirip 1957 yılında uzmanlık için Amerika’ya gitmişti. O sene bir hastanede çalışmaya başlamıştı. Bir taraftan dilini geliştiriyorken bir taraftan da alanında ihtisaslaşmak için yoğun bir şekilde çalışıyordu. Çalıştığı hastanede ilk zama
6 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
-YENİ- Okul Kaydı
Yavuz daha iyi bir iş ve yaşam için İstanbul’a taşınmıştı. Yavuz’un ilkokul çağında bir kızı, bir de bir yaşında olan bir oğlu vardı. Yeni gittiği yerde tatlı baklava işleri yapıyordu. Ona bağlı onlarca şubeyi koordine etmeye çalışıyordu. Eşi de kendisiyle ber
7 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
Ertelenen Sevda
Bir kış günüydü. Ülkenin dört bir yanını soğuk hava ve kar kaplamıştı. O kış iyi kar yağmıştı. Bir arkadaşımın düğünü vesilesiyle Gaziantep’e gitmek zorunda kalmıştım. “Bu karda kışta arabayla gidilmez” diyerek otobüsle gitmiştim. Otobüs Kahramanmaraş, Tekir’d
5 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
Boş Zarf
Okul harçlığı nedir bilmedim eğitim hayatım boyunca. Bugünkü okullardaki kantinlerin yerine okul bahçesinde bir kulübede simit ve gazoz satılırdı. Her gün okula ceplerim boş gittiğim için bir günden bir güne o simit ya da poğaçalardan alamamış birisiyim. Bu ço
7 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
Kanlı Noel !
Her zaman olduğu gibi o gün üniformasını giyinmiş, görev yaptığıTürk Alayı’nda bulunan hastaneye gidecekti. O gün evden çıkarken eşi Mürüvvet ve üç çocuğuyla tek tek vedalaşmıştı. Hepsini kucaklayıp alınlarına, yüzlerine ve başlarına öpücükler kondurmuştu. “Ha
10 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
Yerli Malı Haftası
İlkokul yıllarında ikinci sınıfa gidiyordum. Yaşım yediydi. O günler yoksulluk ve fakirlik içerisinde geçen günlerdi bizim için. Babam hamallık yaparak geçim sağlamaya çalışıyordu. Sekiz kardeştik. Temel anlamda geçinebilirsek şükrediyorduk. Daha fazlasına ger
7 dk okumaYazının devamı - Köşe Yazısı
Yolculuk ve Duraklar
Eskiden yola çıkan kervanlar ya da kafileler hedeflerine varmak için belli duraklara uğrarlarmış. Belirli bir aralıkta mesafede olan hanlar bu duraklardandır. İnsanlar yolculuklarını selametle bitirebilmek için bu duraklarda konaklamak zorundaydılar. Sonraki g
5 dk okumaYazının devamı
