KAPİTALİZM ELEŞTİRİSİYLE DİKKAT ÇEKEN ÇIKIŞ
Cihannüma Derneği Başkanı Selim Cerrah, fon skandallarını eleştirerek kapitalist hırsların ahlakı çürüttüğünü ve adil ekonomik düzene dönülmesi gerektiğini belirtti.

Kayserianahaber - Cihannüma Derneği Genel Başkanı Selim Cerrah, ülke gündemini sarsan fon meseleleri ve toplumsal yozlaşma üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yaşanan krizin yalnızca bireysel hırsla açıklanamayacağını belirten Cerrah, aşırı ekonomik refah talebinin manevi değerleri yok olma noktasına getirdiğini savundu.
Para Kasadan Kalbe İndi Modern çağda servetin sadece zenginler arasında el değiştiren bir metaya dönüştüğünü ifade eden Cerrah, paranın kasadan çıkıp insan kalbine yerleştiğini vurguladı. Sürekli daha fazla kazanma ve lüks tüketim sarmalının her yanı kuşattığını belirten genel başkan, İslam'ın ekonomiyi ahlaktan ayrı görmediğini ve haksız kazancı men ederek dengeli bir sosyal yapı kurmayı hedeflediğini hatırlattı.
Ekonomi Siyaseti Yönetirse Devlet Zayıflar Siyaset ile ekonomi arasındaki güç dengesine de mercek tutan Cerrah, mevcut sistemin hukuka değil, salt ekonomik büyümeye dayandığını ifade etti. Siyasetin ekonomiyi yönetmesi durumunda ülkenin büyüyeceğini, ancak ekonominin siyaseti yönetmesi halinde servetin belli ellerde toplanarak devletin zaafa uğrayacağının altını çizdi.
"Para kasadan kalbe doğru yol aldı. Daha fazla kazanç, daha lüks tüketim, daha hızlı değiştirme sarmalı her yanı kuşatmış vaziyette. Bize kanaat lâzım..."
Selim Cerrah / Cihannüma Derneği Genel Başkanı'nın tam açıklaması:
"Fon meselesi çok boyutlu bir mesele. Sadece hırslarına yenilen ve emeksiz, zahmetsiz kazanmak isteyen kişilerin tamahkârlığı ile izah edilemez. Tehlikeli işlere tevessül etmek kimseye güven vermediği gibi huzur da vermez.
Ekonomik refah talebi, ebedî felâh anlayışını yok ediyor. İslâm ekonomiyi ahlâktan ayrı görmemiştir. Zenginliği teşvik ederken karaborsayı, ihtikârı, israfı men ederek dengeli sosyal yapı kurma gayesi güder. Adalet ve ahlâk ile irtibatlı olan bu düzen belli bir sınıf veya zümrenin diğer kesimler aleyhine aşırı zenginleşmesini dengeler. Birikimi alın terine, çalışmaya bağlayan yapıyı öngören İslâm, sermaye ve kârın kötü amaçla kullanılmasını da men etmiştir.
Bize kanaat lâzım... Modern zamanda servet zenginler arasında dönüp dolaşan meta hâline geldi. Para kasadan kalbe doğru yol aldı. Daha fazla kazanç, daha lüks tüketim, daha hızlı değiştirme sarmalı her yanı kuşatmış vaziyette. İnsan ekonomi, üretim için vasıta olarak görülüyor.
"Haram, helal denkleminin yerine, en kârlı olanın meşru sayıldığı, kaynağı usulü sorgulamadan elde edilen her türlü kazancın mubah görüldüğü, erdemin tevazunun sözde kaldığı, piyasanın değerleri belirlediği hayat, seküler hayattır." [Aliya İzzetbegoviç]
Siyasetçi ekonomiyi yönetirse ülke büyür, ekonomi siyaseti yönetirse servet belli ellerde toplanır devlet zaafa uğrar. İslâm Devlet yapısının altyapısı, temeli hukuk ve adalettir. İçinde yaşadığımız düzende ise altyapı ekonomik kazanca veya iktisadî büyümeye dayanıyor. Bu kapitalist bir mantıktır. Daha ne kadar kopyacı ve taklitçi kalmaya devam edebiliriz. [SELİM CERRAH / CİHANNÜMA DERNEĞİ GENEL BAŞKANI]"
