"PKK’nın Silahlı Terörist Sayısı Türkiye İçinde 150’nin Altına Düştü"

- İçişleri Bakanı Soylu: "PKK’nın silahlı terörist sayısı Türkiye içinde 150’nin altına düştü" - "Geçen yıl örgüte katılan kişi sayısının 53, bu yıl ise 51" - "2020 yılında 248, 2021 yılında 183 terör eylemini oluşmadan engelledik, bunların hiçbiri kolay işler değil"

ANTALYA (İHA) - Antalya'da, Terörle Mücadele Şube Müdürleri Değerlendirme Çalıştayı’na katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terör örgütü kendi içinde haberleşemediğini belirterek, "Birbirine meramını anlatamıyor, talimat veremiyor, durumunu öğrenemiyor. Geri zekalı Murat Karayılan geçenlerde bir konuşma yapıyor. 6 ay önce öldürdüğümüz teröristin halen yaşadığının zannında, geri zekalı olduğu için, Temas kuramadığı için. Karayılan’ın canını alacağız. Sadece senin değil seni destekleyenlerin de alacağız. Türkiye’de o gün çok az bir kesim üzülecek ama Türkiye’nin tamamı sevinecek. Üzülecek olanların bir kısmı mecliste ve onların destekçileridir" dedi.
Bakan Soylu, Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde düzenlenen Terörle Mücadele Şube Müdürleri Değerlendirme Çalıştayı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Soylu, salonda doğrudan terör saldırısına maruz kalmış, çatışmaya girmiş onlarca arkadaşının olduğunu söyledi.
 
“Büyümediler”
Almanya’da emniyet müdürlerinden oluşan bir toplantı yapılsa, kendi yaşadıklarını yaşayan 10 kişi bulamayacaklarına değinen Bakan Soylu, “Fransa’da da yoktur, İngiltere’de de yoktur. Bunları dünyada sadece biz yaşadık. Hiçbir batılı ülkede çocuklar, kurşunlanmış ve yan yana dizilmiş bebek, çocuk fotoğraflarını gazetede görerek büyümedi. Öyle bir fotoğrafın üstünde, “Pınarcak’ta katliam: 29 ölü, Cevizdalı’nda baskın, 36 kişi öldürüldü” diye manşetler okuyarak büyümedi. Köy baskını diye bir şeyi, belki en son Ortaçağ’da yaşadılar, tarih kitaplarında okudular. Bunları biz yaşadık. Bunlarla biz büyüdük. Bunun acısını, evlat acısını, kardeş acısını, insan maliyetini, maddi manevi maliyetini biz çektik. Oysa biz kimseye bir şey yapmamıştık. Kimsenin ülkesine, siyasal sistemine, işine gücüne karışmamıştık” diye konuştu. Bakan Soylu, PKK’nın ilk eylemini gerçekleştirdiği 1984 yılında İngiltere’nin milli gelirinin yüzde 5.5’ini askeri harcamalara ayırdığını Türkiye’nin ise yüzde 3.6’sını ayırdıklarını hatırlattı.
 
“Türkiye’nin güvenlik maliyeti”
Terörün hızlandığı 90’lı yıllarda, 1997’de, İngiltere yüzde 2.56’sını, Türkiye ise gelirinin yüzde 4.1’ini ayırdığını aktaran Bakan Soylu, “Türkiye’nin en sıkıntılı, en zor, en problemli yıllarıydı. Buna rağmen bize öyle bir deli gömleği giydirdiler ki hep kabahat bizde zannettik. Terörü ve teröristi imal edip ülkemize saldılar ve bizim kabahatimiz olduğuna bizi inandırdılar. Bu işle mücadele edenler “dış mihraklar” dediğinde ya alaya alıp itibarsızlaştırdılar, ya da Eşref Bitlis Paşa gibi ve diğerleri gibi susturdular. Konuşmalarımda bazen dikkatinizi çekmiş olabilir, “Türkiye’nin güvenlik maliyeti” diye bir kavramı tarif etmeye çalışırım. Yaşananlara aslında sadece bizim anlayışımızın sebep olduğuna, bizi ikna etmeye çalışan o sinsi vesayet aklına karşı, kendimce bir itiraz ortaya koymaya çalışıyorum” dedi.
 
"İki ülkenin otoritesini terör örgütü yok etti"
“Neymiş, “Yıllarca Türkiye niye geri kaldı”. Kıt kaynaklarını kırk yıl terörle mücadeleye akıtırsan, elbette geri kalırsın” diyen Bakan Soylu, “ Ülkenin doğusunu üretime, istihdama katamazsan, kalkındıramazsan terörden dolayı yatırım yapamazsan elbette geri kalırsın. Anarşi dönemleri dahil 50-60 yıldır ülkenin gençlerini, enerjisini, insanını, teröre kurban verseydi, hiç merak etmeyin Fransa da geri kalırdı, İtalya’da geri kalırdı, Hollanda da geri kalırdı, Amerika da geri kalırdı. Amerika’nın senatosunu nasıl bastılar. Nasıl on yıllarca allayıp pulladıkları itibarını bir gecede alt üst ettiler. Hemen ülkenin yanı başımızda iki ülkenin otoritesini iki terör örgütü yok etti. PKK ve diğeri DEAŞ. Devletler buna direniş gösteremedi. Halen gösteremiyorlar. Koalisyonlarla, istikrarsızlıkla, darbelerle yıllarını harcasaydı, Almanya da İngiltere de geri kalırdı. Biz vesayet derken, küresel güçler derken neyi kastettiğimizi biliyoruz. Bize ne yapıldığını biliyoruz. Halen kendi köşe yazılarında dış mihraklar cümlesini kelimelerini alaya alanlar, hafife alanlar ABD’den binlerce tırla bir terör örgütüne Amerika’nın kendi vergileriyle bütçesiyle para ayrıldığını herhalde görmezden geliyorlar” dedi.
 
“Kendilerine akıtılan dolarların hesabını yapıyorlar"
Avrupa’nın bir çok ülkesinin terör örgüne lojistik sağladığını, Avrupa’dan para toplanmasına seyirci kaldığını herhalde görmezden geldiklerini dile getiren Soylu, “Amerika ve Batı, Avrupa’nın terörü desteklediğini 50 yıl önce söylemiş olsaydık, bize yine kıs kıs gülerlerdi. Kendi memleketini düşünmeyen gafiller, bu ülkenin nasıl özgür ve hür olduğunu unutan o, zenginler kendi ülkesinin yarınlarını değil, talimat aldıkları efendilerinin yarınlarına kefil olmuşlardır. Amerika’dan para aldılar Türkiye aleyhine yayın yapan haindir. Bu gazetecide olsa haindir, bilim adamı da olsa haindir, bu bir siyasi parti mensubu da olsa haindir. Hain oğlu haindir. Süslü püslü cümlelerle oranın büyükelçilerinin talimatlarıyla iş yapanlar haindir. Bin yıl önce haindir bin yıl sonrada haindir. Ne güzel ya, Batı’nın Amerika’dan besleneceksin Türkiye’yi zehirlemek için elinden geleni ortaya koyacaksın, pantolon almaya paran yok, yanında 100 kişi çalıştıracaksın utanmadan ülkenin cumhurbaşkanına, ülkenin çalışan insanlarına gayret gösterenlerine, ülkesine sadakatle bağlı olanlara çamur atacaksın, iftira atacaksın, sabahtan akşama kadar onların kişiliklerine kimlikleriyle yaptıklarıyla uğraşacaksın. Biz neyle karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Onları televizyonlarına çıkaracaklar. Muhatap alacaklar. Onlara güç devşirecekler. Demokrasiyi içeriden öldürmek için ellerinden gele bütün destekleri verecekler, ondan sonrada her biri Türkiye’nin yarına ait martavallar okuyacaklar. Biz cumhuriyetin birinci asrını teslim alan nesiliz, cumhuriyetin ikinci asrını teslim edecek nesiliz. Bizim büyük bir sorumluluğumuz var. Biz bu ülke için her şeyi yapmaya hazırız. Her türlü fedai canla her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız. Ama karşımızdakiler ülkemizin hesabını değil, kendilerine akıtılan dolarların hesabını yapıyorlar. Aramızdaki fark bu” ifadelerini kullandı.
 
“Bir çakıl taşı bile koparamadılar"
Bakan Soylu, 15 Temmuz’u yapan da FETÖ’yü, PKK’yı,DEAŞ’ı yıllardır besleyip büyütüp kollayan da, Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da, yaşanan kaosun müsebbibinin de aynı ülkeler, aynı zihniyet olduğunu kaydetti. Bu fikrimizden, bulgularımızdan, bir an bile şüphe etmedik, söylemekten de çekinmedik. Bu ülkenin sadece İçişleri Bakanlığının korucular dahil nüfusu, İzlanda ülkesinden 1,5 kat fazladır. 2016 yılından beri polis akademisinde verilen hizmet içi eğitim sayısı da 9.6 milyondur, Macaristan nüfusuyla hemen hemen aynıdır. Bu ülkenin eş zamanlı olarak uğraştığı terör örgütü sayısı da, uğraştığı örgütlerin tehdit kapasitesi de, bu ülkenin terörle mücadeleye ayırdığı maddi ve beşeri kaynakta başka ülkelerde yoktur. Uğraştığımız ve sindirdiğimiz örgütlerden sadece ikisi, DEAŞ ve PKK, güneyimizde Suriye ve Irak’ta devlet otoritesini tamamen bitirdi, yeniden kurmaya çalışıyorlar. Bizden bir tek çakıl taşı bile koparamadılar. Sürekli olarak terörle mücadelede geldiğimiz noktayı tarif eden rakamları kamuoyu ile paylaşıyoruz” ifadelerine yer verdi.
 
"Terörist sayısı 150'ye düştü
PKK’nın silahlı terörist sayısının Türkiye içinde 150’nin altına düştüğünü kaydeden Bakan Süleyman Soylu, “Hiç şüpheniz olmasın, biz ipi biraz gevşetirsek, mücadelede biraz rehavete kapılırsak, bunu çok değil, iki ayda beş bin yaparlar, silah verirler, eleman verirler ve Allah göstermesin, bu ülkeyi tekrar eskinin karanlık günlerine döndürürler. En büyük tehlike terörle mücadelede kendimizi yeterli görmektir. Hiç şüpheniz olmasın dolarları ve avroları ceplerinde bekliyorlar; silahlarını bu örgütlere ya hibe edecekler, ya da uyuşturucudan ve insan ticaretinden kazandırdıkları paraya karşılık satacaklar. Her türlü kazanmaya hazırlar. İşte onun için, “son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar” ifademizi sakın bir aforizma veya medyatik söylem olarak görmeyin. Bunun bir anlamı var. Bir kişi kalsa bile, bunlar para bulurlarsa, ortam bulurlarsa yeniden yapılanırlar. Uyuyan uyutulan terörist hücreler kavramına dahi tahammülümüz söz konusu değildir” diye konuştu.
 
"Çocuk oyuncağı değil"
“Biz FETÖ’ye niçin hala operasyon yapıyoruz” diyen Bakan Soylu, “Bu sabah İzmir Merkezde yine arkadaşlarımız gecenin 01.00’ından başlayarak büyük bir operasyon gerçekleştirdiler. Çünkü terör örgütleri sabırlıdır. Beklerler ve beklerler. Kendilerini unuttururlar ve ardından hızlıca organize olurlar. Çocuk oyuncağı ile uğraşmıyoruz. Bütün dünyanın baş edemediği terör örgütleriyle mücadele ediyoruz. Etrafımızdaki terör örgütlerini batının bütün devletlerinin desteklediğini, ABD’nin desteklediğini hep beraber görüyoruz. Onun için sizlerin şehirdeki çalışmaları, hücre evlerini takip etmeniz, etkisiz hale getirmeniz, bu örgütlerin adımlarını takip etmeniz, Bizim için çok önemlidir. Biten terör örgütlerinin iki çırpınışı vardır. Birincisi; cezaevlerindeki eski üyelerini hareketlendirmek isterler. İkincisi; üniversitelerdeki gençlere ulaşmak isterler. Böylece bir yandan geçmişin terör birikiminden istifade edip Örgütü canlı göstermeye, diğer yandan da gençleri aralarına katıp geleceklerini kurtarmaya çalışırlar” açıklamasını yaptı.
 
"Bu yıl 51 kişi dağa çıktı"
Terör örgütü 2014 ile 2015 yıllarında 5 bin 550 kişiyi dağa çıkardığını kaydeden Soylu, yaklaşık 3-4 yıldır terör örgütüne katmaya çalıştıkları kişi sayısının gittikçe azaldığının altını çizdi. Geçen yıl örgüte katılan kişi sayısının 53, bu yıl ise 51 olduğunu kaydeden Bakan Süleyman Soylu, “ Şimdi yeni bir tezgahı gündeme koymaya çalışıyorlar. 500 kişilik liste yaptılar, yapan Murat Karayılan ve arkadaşları. Bu 500 kişilik listeyi Türkiye’ye kendi yandaşlarına beraber kirli siyasi yolculuk yaptıklarına ve onları tekrar 2022 yılında dağa kazandırmak için gönderiyorlar. Her şeyi takip ediyoruz. Buradan teröristlere ve destekçilerine bir kez daha söylemek istiyorum. Türkiye eski Türkiye değil, Allah’a yemin olsun ki kafanıza çökeriz, size nefes aldırmayız. Bu ülkenin evlatlarının, çocuklarının yakasından düşün. TBMM’ye girmekle terörist sıfatınız üzerinden kaybolmaz. Bunu biliyoruz, hangi işbirliklerini yaptığınızı da biliyoruz. Teröre nasıl tabi olduğunuzu da biliyoruz. Hangi ülkenin istihbaratına elemanlık yaptığınızı da biliyoruz. Bu ülkenin huzurunu, kardeşliğini, barışını Amerika’nın Avrupa’nın uşaklarına bozdurmayacağız. Bedeli ne olursa olsun. Bu ülke çok bedel ödedi, bu millet çok bedel ödedi. Bizden sonraki gelen nesilde bedel ödemekten korkmazlar” dedi.
Tüm terör örgütlerinin bitme noktasında olduğunu yeniden dirilme çabası içinde olduklarını işaret eden Bakan Süleyman Soylu, öğrenci eylemi diye pazarladıkları eylemlerde 45-55 yaşında, örgüt iltisaklı tiplerin çıkmasının tesadüf olmadığına değindi.
 
"Suriye, Irak'ın kuzeyi orda olduğu sürece tetikte olmalıyız"
Terörle mücadelenin en zirvesinde olduklarını kaydeden Bakan Soylu, “ Bu dönemde kimseye pabuç bırakmayacağız. Kendi yayın kanallarından sürekli cezaevlerine çağrı yapmaları, orada bir huzursuzluk çıkarma çabaları boşuna değildir. Bu tabloya baktığımızda, sol terör örgütlerini kırsalda bitirdik diye rahatlamak mümkün olabilir mi? Suriye, Irak’ın kuzeyinin orada durduğu sürece biz tetikte olmak zorundayız. Oraları temizlemedikçe, hayallerindeki terör koridorunu hayallerinden söküp atmadıkça, bir daha akıllarına getirebilecek bir anlayış bırakmadıkça terörle mücadelemiz bitmez” diye konuştu.
 
"Siz bu ülkeyi sahipsiz mi zannettiniz"
Terörle mücadeleyi sadece Türkiye’de yapmadıklarına değinen Süleyman Soylu, “ Bizim terörle mücadele anlayışımız savunma sanayini yüzde 20’den yüzde 80’e kadar milli yerli oranına çıkarmaktır. Terörle mücadele anlayışımız profesyonel askerlik, profesyonel bir yaklaşımdır. Bizim Terörle mücadelemiz Yüksekova Havalimanı’ndadır, 81 vilayette olduğu gibi Doğu ev Güneydoğu’nun her tarafına üniversitedir. Bizim terörle mücadelemiz, yoldur, kalkınmadır, gelişmedir, çocuklarımızı öğretmenle buluşturmaktır, spor salonlarıdır, insanların gece üçe dörde kadar terör örgütünden korkmadan, çekinmeden, aileleriyle rahat şekilde yürüyebilmesi, hayatın tadını çıkarabilmesidir. Biz bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Amerika’da, Avrupa’da karşımızda olsa biz bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Cumhuriyetin ikinci asrına terörle ilgili gelecek nesillerimize bir tek kırıntı bırakmayacağız. Siyaseti kendilerini bir koruma zırhı olarak görenlere söylüyorum. İyi ya bizim evlatlarımız 20 yaşında, 25 yaşında kınalı kuzularımız şehit olsunlar, bu ülke için mağaraya ölümü bile bile girsinler gazi olsunlar, yanlarına gittiğimizde, 'Bakanım bana görev verin mücadeleye hazırım’ sadakatle bu ülkeye bağlı olsunlar. Sen 3 tane oy aldın diye, alacaksın diye terör örgütünü işbirliğini siyaset üzerinden .Kendine meşruiyet alanından bir meşruluk devşirmeye çalış, siz ne zannediyorsunuz. Siz bu ülkeyi sahipsiz mi zannediyorsunuz. Sizin gibi Amerika, Avrupa’ya secde edenlerle mi bu ülke yönetiyorlar, bu terörle mücadeleyi yapıyorlar. Allah’ın huzurundan başka kimseye secde etmeyiz. Doğu ve Güney Doğu Anadolu’daki belediyelerden bunların ekmeğini suyunu kestik. İlk fırsatta başka yere sızmaya çalıştılar. Şimdi kene gibi, başka yere konmaya çalışacaklar. Orada da takip edeceğiz ve isimleri, fraksiyonları ne olursa olsun, İster FETÖ ister PKK ister sol terör örgütü, ister DEAŞ olsun, kesinlikle bu yapıların peşlerini bırakmayacağız. Ve emin olun, 2022 yılı, terörle mücadelede nefes aldırmama yılı olacaktır. Anlayışımız da hedefimiz de parolamızda bu olmalıdır” şeklinde konuştu. Bakan Soylu, 15 Temmuz sonrası terörle mücadelenin eskiye göre en karakteristik farkının, ortaya koydukları stratejik yaklaşım olduğunun altını çizdi.
 
"Ciyak ciyak bağıracaklar"
Bu çerçevede sadece eli silahlı teröristi yakalayıp mücadele etmekle yetinmediklerini dile getiren Soylu, “ Kendi elimizi kolumuzu bağlamadık. Meseleye geniş baktık. Terörün kaynağını ve beslendiği zemini kurutmaya dönük bir anlayış ortaya koyduk. Terörle ve terörizmle mücadele ettik. Bugün bazı çevrelerin, attığımız her adımda çıldırması boşuna değildir. Doğu ve Güneydoğu’da terör iltisaklı belediyelere yaptığımız görevlendirmelerimiz, bugün terörle mücadelede elde ettiğimiz kazanımların belkemiğidir. Dışarıdan Suriye’den Kuzey Irak’tan tahkim edecekler, içeride belediyelerden tahkim edecekler, gönderdikleri paraları yardım adı altında terör örgütlerine aktaracaklar, Suriye’den aktaracaklar, Irak’ın kuzeyinden aktaracaklar. Türkiye’nin içini istedikleri gibi istikrarsızlaştıracaklar. Yollarını kesince de ciyak ciyak bağıracaklar. Hani Belçika’da İspanya’da ,İtalya’da Yunanistan’da müsaade ette göreyim bakayım” dedi.
 
"Örgütün ekmeğini kestik"
Hiçbir demokrasi kılıfıyla, demokrasiyi truva atı olarak kullanıp bunu karalamaya çalışmalarının mümkün olmadığını ifade eden Bakan Soylu,” Bu devlet, 2200 yıllık geleneği olan bir devlettir, biz enayi değiliz. Biz ne yaptığımızı biliyoruz. Üç beş tane belediye yönetimini ele geçirme iştahıyla hareket edecek bir anlayışta değiliz. Bu ülkede belediye binalarının içinden roketatarlar çıktı, kimse bunu tartışmadı. Belediye araçları bombalı eylemde kullanıldı, kimse bunu tartışmadı. Çukur barikat eylemlerinde belediye araçlarını terör örgütünün emrine verdiler, devletin güvenlik güçlerine karşı kullandılar, kimse bunu tartışmadı. Doğu ve Güneydoğu’nun gençlerini kamplara alıp terör eğitimi verdiler, niye bu tartışılmadı. Biz kanunun ve milletin bize verdiği sorumluluğu biliyoruz. Örgütün ekmeğini kestik, operasyonlarımızı arttırdık, kesintisiz operasyon stratejisine geçtik, hem terör örgütünü bitirdik, hem de doğu ve Güneydoğu’da hayatın seyrini değiştirdik. Kimse kusura bakmasın, bu ülkede eskiden tatil için Kars’a gitmek kimin aklına gelirdi? Şimdi Doğu Ekspresi’nde yer bulamıyoruz, bu mudur yanlış olan? Hakkari’de vatandaş kayak yapıyor, yarının küresel kış turizm merkezlerinden biri olacak, bu mudur yanlış olan? Biz ne yaptığımızı gayet iyi biliyoruz. Bu kazanımlardan sonra, kamu kurumları üzerinden terörün yeşertilmesine, can suyu verilmesine fırsat vermeyiz. Almanya’da, İngiltere’de İtalya’da, İspanya’da Belçika’da kamu kurumlarında yerel yönetimlerde, terörün t’si ile ilgili tek bir kişi istihdam ederler mi? “ifadelerine yer verdi.
Soylu, kamu gücüyle, kamu kaynağı ile terörün tekrar yeşertilmesine karşı hassas olunması gerektiğini işaret ederek, burada bir irade koymak zorunda olduklarını belirtti.
Terörle mücadelede elde edilen başarılardan bahseden Soylu, “2016’dan bugüne kadar sadece ikna yöntemiyle 1064 kişiyi dağdan indirdik. Sadece 2021’de ikna ile teslim olan kişi sayısı 199, örgüte katılım ise tarihinin en düşük sayısı olan 51’dir. Yani dağa katılanın 4 katını sadece ikna ile, ailelerle görüşerek, sizlerin çabasıyla dağdan indirdik. Terör örgütünün içinden ikna ile 199 kişiyi çekip aldık. 2020 yılında 248, 2021 yılında 183 terör eylemini oluşmadan engelledik. Bunların hiçbiri kolay işler değil. Meydana gelen terör eylemleri, 2020- 2021 arasında yüzde 53 oranında azaldı. 2015’deki terör saldırıları 2 bin 933, şimdi 226. 2 bin 933 niteliği ile 226’nın niteliği de farklı. 226 sayısının büyük çoğunluğu sınır tacizlerinden geliyor. Bambaşka bir tablo ortaya koyuyoruz. Bizim için önemli bir gösterge. Dünyanın hangi ülkesine gidersek gidelim, bize nasıl yardımcı, destek olursunuz katkı koyarsınız diye destek istiyorlar. Terör örgütü kendi içinde konuşamıyor. Birbirine meramını anlatamıyor, talimat veremiyor. durumunu öğrenemiyor. Geri zekalı Murat Karayılan geçenlerde bir konuşma yapıyor. 6 ay önce öldürdüğümüz teröristin halen yaşadığının zannında, geri zekalı olduğu için, temas kuramadığı için. Karayılan’ın canını alacağız. Sadece senin değil seni destekleyenlerin de alacağız. Türkiye’de o gün çok az bir kesim üzülecek ama Türkiye’nin tamamı sevinecek. Üzülecek olanların bir kısmı mecliste ve onların destekçileridir” dedi.
Terör örgütünün telsiz kestirmelerinin 2016’da 14 bin 582 olduğunu kaydeden Bakan Soylu, bu sayının 2021’de 153’e kadar düştüğüne dikkat çekti.
 
"10 bin 850 operasyon"
Soylu, 15 Nisan-1 Ekim 2021 arasında 9 bin 630 ilkbahar yaz operasyonu planlamalarına rağmen, bunun üstüne çıktıklarını ve 10 bin 850 operasyon gerçekleştirdiklerini kaydetti. Bakan Soylu, 2014’ü sıfır kabul edersek, doğu ve Güneydoğu’da 2021’e kadar terör örgütünün eylemselliği yüzde 95,76 azalırken aynı periyotta lisanslı sporcu sayısı yüzde 139,8; üniversitedeki öğrenci sayısı yüzde 103.8; tıp fakültesini kazanan öğrenci sayısı yüzde 98.7; ticaret sicile kayıtlı üye sayısı yüzde 91.78 arttığını bildirdi.
 
"Son beş yıl içinde bin 64 terörist teslim oldu"
Sadece can kaybını engellemediklerini aynı zamanda, bu ülkenin geleceğinin önüne koyulan engelleri de kaldırdıklarını vurgulayan Bakan Süleyman Soylu, “199’u 2021 yılında olmak üzere, 2016 yılından bu yana ikna yoluyla teslim olanların sayısı toplam bin 64’tür. Burada sayıdan çok daha önemli süreç söz konusudur. Bunların içinde, örgüte katılım süresi çok kısa olan da var, 5 yıl olan da var, 20 yıl olan da var. Uzun yıllar boyunca terör örgütü içinde faaliyet gösteren, neredeyse dağlarda büyümüş örgüt üyeleri var. Bu insanların bile artık örgütten ayrılması, bir şeylerin değiştiğine işarettir. Türkiye eskiden de terörle mücadele ediyordu. Bizden önce bu görevleri yapan arkadaşlarımız, büyük fedakarlıklar yaptılar. Ama bu dönemde elde edilen sonuçlar, bu işin karakterinin değiştiğine dair işaretler vermektedir” ifadelerini kullandı.
 
"Diyarbakır anneleri PKK'nın ipini çekti"
Diyarbakır annelerinin eyleminin verdiği mesajın, çok derin bir mesaj olduğuna değinen Bakan Süleyman Soylu, “Birileri görmezden gelmeye çalışsa da Diyarbakır aileleri PKK’nın ipini çekmiştir. Cenab-ı Allah’a çok şükür, 31 Aralık 2016 Reina saldırısından beri, şehirlerimizde terör anlamında bir sorun yaşanmadı. Bu sizin emeğinizdir, sizin alın terinizdir, sizin cesaretinizdir. Allah sizlerden, şehitlerimizden, gazilerimizden razı olsun, sizlere minnettarız ve müteşekkiriz. Elimizde önemli fırsatlar var. Savunma sanayiinde geldiğimiz nokta bir fırsattır. Dijital teknolojilerde geldiğimiz nokta bir fırsattır. İçişleri bakanlığı çatısı altında göçten, nüfusa, jandarmadan sahil güvenliğe kadar pek çok önemli birimin, bu kadar büyük bir bilgi, veri, tecrübe ve operasyonel kapasitenin bir arada olması bir fırsattır. Allah razı olsun, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, bu meseledeki vizyonu, bizim için bir fırsattır. Terörle mücadelenin yanına terörizmle mücadeleyi koyan insandır. Terörü kaynağında yok etmeyi öngören, bu konuda önemli bir kararlılık ortaya koyan insandır. Bütün bunları bir daha bir araya getiremeyebiliriz. Onun için var gücümüzle bu meseleye asılmak, terörün tüm kırıntılarına kadar mücadele etmek durumundayız” diye konuştu.
 
"2022 yılında 3 tehdide dikkat çekti"
Bakan Soylu, 2022 yılı içindeki tehditlerden ise şöyle bahsetti: “PKK’nın hemen Ağrı’nın ötesinde oluşturduğu karargahtır, gözümüz kulağımız, zihnimiz, ve aklımız orda olacaktır. Kuzey Irak ve Suriye, Nusaybin, Kızıltepe aynı zamanda Şırnak Bestler Dereler bölgesi, Cizre’nin karşısı, Hatay’ın karşısından Türkiye’ye; bir mühimmat, iki patlayıcı, üç terörist sızdırmalar olacaktır. 2022 yılındaki diğer tehdidimiz terör örgütünün şehir içi yapılanmalarıdır. Mağaralarından fare gibi çıkamayan teröristlerin inini, şehir içi yapılanmalarla takip etmeye çalışmaktadır. En son Şırnak Cizre’de yaşadığımız hadise tamamen bunun önemli bir benzeridir. Özellikle kahramanlarımıza yönelik, Doğu ve Güney Doğu Anadolu şehirlerinde orayı terörize etmeye çalışıyorlar. Milletimizin orada kendine gelen güvenini yeniden endişeye sevk etmeye yönelik bir anlayışı gerçekleştirmek isteyeceklerdir. Aman vermeyeceksiniz, acımayacaksınız. Kimsenin lafına ve sözüne bakmayacaksınız”.
Soylu, 2023 yılında hedeflerinin terörsüz bir Türkiye olduğunu sözlerine ekledi.
Bakan Soylu, konuşmasının ardından emniyet müdürleri ve protokolle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Diğer Haberler

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Diğer Haberler