Milli Arı Genleri Dünya Bilim Camiasında Kabul Görecek

- Milli Arı Genleri dünya bilim camiasında kabul görecek - Milli Arı Genlerine Avrupa’dan 1 milyon 750 bin lira destek - Türk Arı Genleri Avrupa Kamuoyunda - Tıbbi arı ürünlerinin genetik şifresi ilk defa Tekirdağ’da çözülecek - Korona virüs ile mücadelede öne çıkan propolis de detaylı araştırılacak

TEKİRDAĞ (İHA) - Avrupa Birliği tarafından 1 milyon Euro bütçe ile desteklenen dev projede, tıbbi arı ürünlerinin genetik şifresi ilk defa Tekirdağ’da çözülecek. Bu çalışma ile Türk Arı Genleri dünya bilim camiası sahnesine çıkarken, projede korona virüs mücadelesinde öne çıkan propolis, mercek altına alınacak.
Namık Kemal Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde Doç. Dr. Mustafa Necati Muz ve ekibi tarafından Türk arıları üzerinde yapılan bilimsel çalışmalarla Türk Arı Genleri dünya sahnesine çıkıyor. Avrupa Birliği tarafından 1 Milyon Euro bütçe ile desteklenen “MEDIBEES” projesi kapsamında Türk arıları üzerinde yapılacak olan araştırmalar için Namık Kemal Üniversitesi kullanımına ayrılan pay 1 Milyon 750 bin TL. Başta Türkiye, İtalya, İspanya, Portekiz’in aralarında bulunduğu toplamda 9 ülkenin işbirliği ile gerçekleşecek olan proje 48 ay sürecek. 1 milyon 750 bin TL bütçe ile desteklenen proje ile Türk Arılarının gen haritası ve hastalıklarla direnç gen haritası çıkarılacak. Çalışmalar sonucunda “Rumeli Atamgen”, “Anadolu Arıgen”, “Trakya Apigen”, “Arım-Türkgen”, “Rumeli Nkügen”, “Vet gen” isimleriyle patentlenen milli arı genleri dünya bilim camiasına kabul ettirilecek. Genom dostu tedaviler için Trakya’nın ve Anadolu’nun endemik bitkilerinden özenle seçilen doğal içerikleri, çevre dostu yeni ilaçlar formunda geliştirerek, hastalıkların tedavisi yanında ölümlerin, kayıpların önlenmesine yönelik tedbirler paketi şeklinde patentlenecek. Çalışmalar çerçevesinde veteriner arı hekimliğinde “Anadolu Genlerinin” önemini dünya arıcılık kamuoyuna ve bilim çevrelerine moleküler genetik ispatlanacak. Projede, korona virüs mücadelesinde gündeme gelen ve yeryüzündeki en popüler tıbbi arı ürünü olan propolis üzerinde de incelemeler yapılacak. Proje aynı zamanda TÜBİTAK tarafından açıklandı.
 
“Anadolu Genleri” AB kamuoyunda
Namık Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesinde projeyi yürüten Doç. Dr. Mustafa Necati Muz yaptığı açıklamada, “Çok yakın zamanda Türk Milli İlaç kapsamında bir projenin birinci etabını tamamlayarak, bakanlığımıza teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Yine bunun yanında bir Avrupa Birliği projemizi çok yakın zamanda tamamlayarak, teslim ettik. Bu da Dünya Hayvan Sağlığı Örgüt’ünün arıcılık hakkındaki yeni nesil güncellemelerini içeren projeler. Son olarak birkaç gün önce yeni bir müjde aldık. Bu da 1 milyon 750 bin bütçeli arıcılıkla ilgili yeni bir projemiz. Bu tamamen dış kaynaklardan desteklenen Avrupa Birliği bütçeli bir proje. Bu proje ile Türk arılarının gen haritası ve hastalıklarla direnç gen haritası çıkarılacak. Bu çalışmalarla Türk arısının bu hastalıklarla direnç, dayanıklılık genleri patentlenecektir. Bunlar arasında özellikle “Rumeli Atamgen”, “Anadolu Arıgen”, “Trakya Apigen”, “Arım-Türkgen”, “Rumeli Nkügen”, “Vet gen” isimleriyle patentlenerek, dünya bilim camiasına kabul ettirilecek. Hastalıkların gelişiminde hangi genlerin daha kolay etkilenebildiğini, hangilerinin hastalıklara karşı dayanıklılıkta direnç sağladığını ortaya koyacağız. Genom dostu tedaviler için Trakya’nın ve Anadolu’nun endemik bitkilerinden özenle seçtiğimiz doğal içerikleri, çevre dostu yeni ilaçlar formunda geliştirerek, hastalıkların tedavisi yanında ölümlerin, kayıpların önlenmesine yönelik tedbirler paketi şeklinde patentleyeceğiz. Veteriner Arı Hekimliğinde “Anadolu Genlerinin” önemini dünya arıcılık kamuoyuna ve bilim çevrelerine moleküler genetik ispatlarıyla kabul ettireceğiz. Bizim arıcılıkla ilgili bu projenin diğer parçası Avrupa Bal Kodeksi ve Avrupa Propolis Kodeksi yakın zamanda güncellenecek. Dolayısı ile bizim 81 ilden toplayacağımız bal numuneleri Namık Kemal Üniversitesinde incelenecek. Kendi standartlarımız Avrupa Birliğine takdim edilecek. Onlar Türkiye’den ithalat yaparlarken, bizim belirlediğimiz standartlardan faydalanacaklar. Bu da bizim için önemli bir artı olacak” dedi.
 
Tıbbi arı ürünlerinin genetik şifresi ilk defa Tekirdağ’da çözülecek
Doç. Dr. Mustafa Necati Muz açıklamasının devamında, “Bu projede, Avrupa Gıda Kodeksinde yer alan ve çok yakında güncellenmesi planlanan yeni bal kodeksine girecek yeni propolis kodeksi ve yeni bal kodeksi hakkında araştırmalar gerçekleştirilecektir. İnsan sağlığı ve Covid-19 mücadelesinde gündeme gelen propolis yeryüzündeki en popüler tıbbi arı ürünüdür. Anadolu propolisi ve Anadolu balları ’Saf ıhlamur balı’ hakkında detaylı araştırmalar hayata geçirilecektir. Trakya’mızın milli servet niteliğindeki genetik kaynaklarının her birinin ayrı ayrı patente konu olacağı uluslararası arıcılık projesini hayata geçiriyoruz. Biz sağlıklı dirençli arılar ile anormal arıların moleküler temellerini öncelikle “Kimyasal Kalıntıdan ve Hastalıklardan Ari” normal arı genomu yapısını görerek değerlendireceğiz” diye konuştu.
 
Kıtalararası hekimlerle çalışıldı
Arıcılık konusundaki çalışmalarına ekibiyle birlikte 2007 yılında Türkiye’de ilk defa tespit ettiği bal Arısı Virüsleri sonrasında yine Türkiye’de ilk defa tespit ettikleri Nosema, Crithidia, Lotmaria gibi hastalık türlerinin araştırılması ile işe başladıklarını da ifade den Doç. Dr. Mustafa Necati Muz “Balarısı Klinik Hekimliği” kavramını ülkeye yerleştirmeyi başardıklarını ve bu konuda Amerika, Kanada ve Avrupa’lı “Klinik Arı Hekimi” meslektaşlarıyla iş birliği yaptıklarını söyledi.
 
Sağlığın korunmasında büyük etkiye sahip
Namık Kemal Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanlığı Vekili Prof. Dr. Nuri Altuğ, yaptığı açıklamada ise “Yaşamış olduğumuz günlerin bize tek sağlık konseptini tüm hekimlik aşamalarında sağlığın korunmasının önemini bize bir kez daha gösterdi. Yüzyıllardır bilinen bir gerçek ki arı ve arı ürünleri bal sağlığın korunmasında büyük bir etkiye sahip. Proje ekibi yapmış oldukları çalışmalarla büyük katkı sundular. Böylece hem ülkemize katma değer kazandırdılar. Hem de Trakya Bölgesindeki arıcılığın gelişimine, hem yetiştiricilere hem lisans ve lisansüstü öğrencilere katkı sundular. Bu katkılarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Bizim amacımız bilimsel ortamda herşeyi bilen değil, bildiği konuyu üst düzeyde bilip, bilime ve ülkemize katma değer sunan, katkı sunan araştırmacılardır” diyerek konuşmalarını noktaladı.

Diğer Haberler

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Diğer Haberler