Kanuni Surlarında İhanet Bayrakları

Yaratan Rabb'inin adıyla...

KANUNİ SURLARINDA İHANET BAYRAKLARI

Mescid-i Aksa'yı Frenk mezaliminden kurtaran komutan Nurettin Zengi, Mescid-i Aksa'nın Batı kapısındaki bölgeye Faslı aileleri yerleştirmiş; oğlu Melik-ül Eftal ise mahalleyi sadece Faslılar'ın yerleşimine tahsis ederek islam dünyasındaki ilk kez bir millet için vakfiye oluşturma örneğini gerçekleştirmiştir.

Bugün işgalcilerin zapt ettiği Megaribe Kapısı, adını, Kudüs'ün fethinde önemli rol oynamış, hac vazifesi dönüşü ziyaret ettikleri Kudüs'ten ayrılamamış ve Burak duvarına ev sahipliği yapmış Faslılar'dan alır.

Aynı Faslılar, geçtiğimiz günlerde, Arap dünyasında Normalleşme(!) Anlaşması olarak adlandırılan ihanet furyasına dahil olarak, Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmış Mescid-i Aksa surlarında, işgalci İsrail Devleti'nin bayrağı ile birlikte kendi bayrağını dalgalandırdı.

Fas Devleti yetkilileri her ne kadar mevcut anlaşmanın sadece diplomatik ilişkileri iyileştirme gayesi ile yapıldığı ve Filistin konusundaki ilkesel duruştan taviz verilmeyeceği yönünde ironik bir mazeret bildirmişşse de, halkını ikna edememiş olacak ki anlaşma karşıtı gösteriler son bulmuyor. İhtilaflı "Sahra Bölgesi" mevzusunda bir anlaşmaya varılacağı vaadinin olduğu düşünülürse, işgalci devlet abilerinin "Yüzyılın Anlaşması" ile Filistinli'lerden satın alamadığı davayı, Körfez ülkelerinin sorunlarının çözümü karşılığında yandaş toplayarak satın alma gayreti içinde olduğunu söyleyebiliriz.

Normalleşen(!) devletler, Müslüman kardeşinin canı/toprağı karşılığı devşirdikleri menfaatlerini gizlemeye çalışırken, vicdanlarını rahatlatmak için tarihten meşruiyet zemini bulmayı da unutmamışlar.

Arap dünyası, ihanetini Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) Yahudilerle anlaşma yaptığı gerekçesine dayandırmaya çalışsa da, bu, beyhude bir mukayesedir.

Müslümanların yaptığı anlaşmalar, darül harp toprağını darül İslam'a çeviren veya bunun önünü açan, bulundukları bölgede psikolojik üstünlük sağlamış ehl-i küfrün hâkimiyetini kıran, islam devletine düşman karşısında tanınma/meşruiyet sağlayan, dolayısıyla islamın/ müslümanlığın maslahatına uygun olan... Yani karşılığında önemli bir kazanım sağlanan anlaşmalardır.

Oysa normalleşme(!) anlaşmaları, haksız işgali meşrulaştırmakta, zulmü yok saymakta, hatta kalben onları desteklemek anlamına gelmekte ve en önemlisi sadece siyonizmin menfaatlerine hizmet etmektedir. Müslümana zarar... İslama zarar... Vicdana zarar...

Ateşkes antlaşmaları bile, ilk kurşunla sona ererken Filistinliler'in kanının oluk oluk akmaya devam ettiği bir zamanda, onların katilleriyle masaya oturup anlaşmanın nasıl bir gerekçesi olabilir?

Hükümdarların bile hürmetinden hizmet yarışında girdikleri mübarek beldede bugün komşu hükümdarlar ihanet yarışında...

Düşünüyorum da... Kanuni kabrinden kalksa... Yaptırdığı surlara baksa... Ne hissederdi acaba?

06.01.2021

Yasemin KARAKÖSE

2 Yorum

Mustafa Kurban

Mustafa Kurban

12 Ocak 2021
Allah razı olsun.

Abdullah toprak

Abdullah toprak

12 Ocak 2021
Arap yöneticilerinin ihaneti Arap halkının uyanışı na vesile olacaktır.. Yahudiler yaptıkları zulümler ile kendi sonlarını hazırlamaktalar..

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Diğer Haberler